Fotoğraf |  görsel 1

29 11 2015

Kadın Yemekler Tarifi İndeksi

    YEMEK TARİFLERİ Yöresel Yemek Tarifleri İndeksi Tuzlular Tarifi İndeksi Tavuk Yemekleri İndeksi Tartlar Tarifi İndeksi Şuruplar ve Şerbetler Tarifi İndeksi Special Tarifleri İndeksi Sebze Yemekeleri İndeksi Salatalar Tarifi İndeksi Sütlü Tatlılar İndeksi Pilavlar Tarifi İndeksi Mayalılar Tarifi İndeksi Kurabiye Tarifleri İndeksi Kek Tarifleri İndeksi Pastalar Tarifi İndeksi Et Yemekleri İndeksi  ... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

27 11 2015

ÇOCUKLARDA İLAÇ ALERJİSİ

İlaç alerjisi  Hastalıkların teşhisinde ve tedavisinde kullanılan antibiyotik, ağrı kesici, lokal anestezik maddeler (diş çekimi ve küçük cerrahi işlemlerde kullanılan), genel anestezi ilaçları, radyolojide kullanılan radyonkontrast maddeler gibi çeşitli ilaçlara karşı gelişen istenmeyen veya beklenmeyen aşırı duyarlılık reaksiyonlarına ilaç alerjisi denilmektedir. Kullanılan ilaçların %15-25’inde istenmeyen ilaç reaksiyonları gelişmektedir.  Ciddi olabilecek ilaç reaksiyonları ise %1-2 oranında görülmektedir. İlaç reaksiyonları ilaçların kesilmesine, yerine alternatif tedavilerin başlanmasına ve zaman alıcı tetkiklerin yapılmasına neden olabilmektedir. İlaca bağlı aşırı reaksiyonlar insanların yaşam kalitesini düşürmekte ve yakınlarının psikolojisini etkilemektedir. Bu nedenle ilaç alerjisi teşhisi konulması çok önemlidir. Çünkü gerçek ilaç alerjisi olmayan çocuklara gereksiz yere alternatif tedavi verilmesi ile karşı karşıya kalabiliriz. Ayrıca gerçek ilaç alerjisi olan bir çocuğa alerjik olduğu ilacın verilmesi ile çok ciddi ilaç reaksiyonlarıyla ve hatta ölümle sonuçlanabilecek alerjik şokla karşı karşıya kalabiliriz. İlaç alerjisi düşünülen çocuklara alerji riski düşük alternatif tedavi tercih edilmeli ve ilaç alerjisinin kesin teşhisinin konulması için çocuk alerji uzmanlarına yönlendirilmelidir.   İlaç alerjisi gelişimi İlaç reaksiyonları immünolojik ve immünolojik olmayan mekanizmalarla gelişebilmektedir. İmmünolojik olmayan mekanizmalarla gelişen ilaç reaksiyonlarında; ilaç doğrudan mast hücresi ve bazofiller dediğimiz hücrelere etki ed... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

27 11 2015

ÇOCUKLARDA POLEN ALERJİSİ

  Polen alerjisi nedir? Bahar ayları olan mart, nisan ve mayısta polenlerin havaya yayılmasıyla birlikte burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma gibi alerjik nezle, göz alerjisi belirtilerinin görülmesine polen alerjisi veya bahar.alerjisi denir.   Polen alerjisine bahar alerjisi olarak da bilinmektedir. Çünkü polen alerjisi bahar aylarında kendini göstermesi nedeniyledir. Polen alerjisinin belirtileri nelerdir? Polen alerjisi alerjik nezle, göz alerjisi ve astıma belirtilerine neden olur.   Polenr alerjisi bahar aylarında sık nezle, burun tıkanması, peşpeşe hapşırma, burunda kaşınma, damakta kaşıntı, kulakta kaşıntı, sık burun kanaması gibi alerjik nezle belirtileri, gözlerde sulanma, kaşınma gibi göz alerjisi belirtileri, sık öksürük, nefes sıkışması gibi astım belirtileri polen alerjisinin en önemli belirtileridir.   Bu belirtiler özellikle bahar aylarında oluyorsa polen alerjisi mutlaka akla gelmelidir.   Polen alerjisi yorgunluk yapar ve okul başarısını etkiler. Polen alerjisi olan çocukların genellikle burunları tıkalı olduğu için uyku kaliteleri de bozulur. İyi bir uyku alamayan çocuklar ise gün boyu kendilerini yorgun ve halsiz hisseder. Bu da okul başarısını ciddi bir şekilde etkilemektedir.   Polen alerjisi belirtileri ne zaman başlar? Polen alerjisi belirtileri Mart ayında başlar. Mar ayında ilk ortaya çıkan polenler ağaç polenleridir. Nisan Mayıs ayında ise ot polenleri kendini gösterir. Temmuz ayından ekim ayına kadar ise yabani ot polenleri kendini gösterir. Hangi polenin alerji yaptığının öğrenilmesi ne zaman önlem alınacağının öğrenilmesi açısından çok önemlidir. çiçeksiz bitkiler mi yoksa çiçek açan bitkiler mi daha çok p... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

26 11 2015

ÇOCUKLARDA ÜRTİKER (KURDEŞEN VEYA DABAZ)

Çocuklarda ürtiker (Kurdeşen) hastanelerin aciline başvuruya neden olan en sık alerjik cilt rahatsızlığıdır. Halk arasında dabaz veya kurdeşen de denilen ürtiker; çocuklarda görülen, kaşıntılı ciltten kabarık ve halkalar şeklinde olan döküntülü bir hastalıktır. Çocuğun vücudunda ani başlayan, ciltten hafif kabarık, pembe kırmızı renkte, sınırları belirgin, çeşitli şekil ve büyüklükte olabilen kaşıntılı deri lezyonlarına ürtiker denir. Bu kırmızı döküntüler genelde basmakla solar. Bazen dudakta ve dilde şişmeler, el bileğinde ve ayak bileğinde anjioödem dediğimiz şişmeler görülebilir. Bu şişmelere anjioödem denilmektedir. Ürtiker gelişen çocukların yarısında bu anjioödem görülmektedir.  Bu anjiödemler nedeniyle bazen çocukların yürümesi de kısıtlanabilir. Genellikle 1-2 hafta içinde düzelir. Bir anda tüm vücutta kaşıntı ve kızarıklık şeklinde belirmesi ve tüm vücudu etkileyebilmesi nedeniyle aileleri endişelendiren bir hastalıktır. Doğru teşhis ve tedavi ile sonuç yüz güldürücüdür.  Ürtikerin Oluşumu Besinler, ilaçlara karşı alerjisi olan çocuklar bu alerjik maddeyi alınca vücutta IgE denilen antikorlar bu alerjenleri tanıyarak mast hücresi dediğimiz hücrelere yapışır. Enfeksiyon, bazı gıdalar, soğuk, kaşıntı yapıcı ve kızarıklık oluşturucu maddeler salınır. Bu maddeler de ciltte kaşıntı ve kızarıklık yaparak ürtiker oluşturur.   Ürtikerin Türleri Akut ve kronik, fiziksel ve diğer nedenlerle oluşan ürtiker olmak üzere 4 çeşit ürtiker vardır.   *   Akut ürtiker 6 haftadan daha kısa süren ürtikere denir.  *   Kronik ürtiker ise 6 haftadan daha uzun ... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

26 11 2015

ÇOCUKLARDA İNEK SÜTÜ ALERJİSİ

  İnek sütü alerjisi  İnek sütü alerjisini en kısa şekilde şu şekilde tanımlayabiliriz; Çocuğun ya da bebeğin inek sütü veya inek sütü çeren bir gıda alımından sonra bir veya birden fazla süt proteinine karşı immünolojik reaksiyon sonucu çocukta dudak etrafında kızarıklık, yüzde kızarıklık, vücutta kızarıklık ve kaşıntı gibi ciltte belirtilerin görülmesi, kakada kan görülmesi, egzama gibi alerjik belirtilerin ortaya çıkmasına inek sütü proteini alerjisi denir. İnek Sütü Alerjisinin Türleri Üç tiptir. Tip 1, tip 2 ve tip 1 ile tip 2’nin birlikte olduğu mikst tip olmak üzere 3 türdür.  Tip 1 ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir ve genellikle ilk 2 saatte belirtiler görülebilir. Tip 2 ve mikst tip ise 2 saatten daha sonra belirtiler görülür ve düzelme şansı genellikle daha yüksektir İnek Sütü Alerjisi Görülme Sıklığı Çocuklarda inek sütüne alerji sıklıkla 1 yaşından önce başlar ve ekseriyetle 3 yaşında son bulur. İnek sütü proteinine reaksiyon sıklığı %5-15 arasında görülmektedir. Bu reaksiyonların çoğu alerji değildir. Çocuklarda inek sütü proteinine alerji ise %2-6 arasında görülmektedir.  Bebeğin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesi çok önemlidir. İlk 6 ay sadece anne sütü alanlarda inek sütü alerjisi bin çocuktan beşinde görülmektedir. Yani anne sütü ile bebeğin beslenmesi inek sütü alerjsi gelişmesine karşı koruyucudur.  İnek Sütü Alerjisinin Önemi İnek sütüne proteinine alerji gelişen bebeklerin inek sütü içeren bir gıda alması ile ciddi alerjik reaksiyonlar görülebilm... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

26 11 2015

ÇOCUKLARDA ALERJİK RİNİT (ALERJİK NEZLE)

  Belirtileri genellikle gribal enfeksiyonla karıştırılan alerjik rinit kendini burun, göz, kula ve boğaz kaşınması, burun tıkanması, hapşırma belirtileriyle gösterir. Belirtilerin tekrarlayıcı olması nedeniyle gribal enfeksiyondan ayrılır. Alerjenlerin burun mukazasında alerjik reaksiyonu sonucu oluşan alerjik nezlenin çocuklarda görülmesiyle ilgili bu yazımızda alerjik nezlenin belirtileri, nedenleri, tedavisi hakkında tüm bilgileri bulabilirsiniz. Alerjik Rinit (Nezle) Nedir?   Alerjik nezle belirtileri genellikle gribal enfeksiyon belirtileri ile karışır. Alerjik nezle belirtilerinin tekrarlayıcı olması nedeniyle gribal enfeksiyondan ayrılır. Alerjik nezlede ilave bir hastalık yoksa ateş olmaz. Peş peşe hapşırmaların olması da gribal enfeksiyondan ayırmada önemlidir. Özellikle polenlere alerjisi olan kişilerde alerjik nezle belirtileri bahar aylarında artar.   Türkiye'de alerjik nezle sıklığı %3 ile 36 arasında değişmektedir. Alerjik nezle belirtileri varsa mutlaka çocuk alerji uzmanı tarafından incelenmelidir. Neye alerjinin olduğu bulunulmalı ve gerekli durumlarda alerji aşıları yapılmalıdır.   Alerjik Nezle Türkiye'de Artış Gösteriyor   Alerjik nezle sıklığı dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artmaktadır. Alerjik nezle dünya nüfusunun %20 ile %40'ını etkilediği görülmektedir. Ülkemizde bugüne kadar yapılan çalışmalarda alerjik nezlenin sıklığı çocuklarda %2.9 ile %39.9 arasında olduğu görülmektedir. Son 10 yılda da sıklık giderek artmaktadır.   Alerjik nezlenin dünyada sıklığının artışı hakkında birçok neden öne sürülmektedir. Çocuklarda batı tipi beslenmenin daha sık olması, fazla kilo alınması, hava kirliliği, hijyen gibi bir çok faktör üzerinde durulmaktadır.   ... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

26 11 2015

ÇOCUKLARDA ALERJİ AŞILARI

Çocuklarda alerji aşıları alerji tedavisinin en başarılı tedavi yöntemidir. Çocuklarda alerji yapan alerjenin tespit edilerek bu tespit edilen sorumlu alerjene karşı çocuğa özel alerji aşısı uygulanır. Alerji aşısı ile çocukta alerji yapan maddeye karşı tolerans geliştirilir. Alerji aşılarını hangi uzmanlar yapmalı? Çocuk yaş grubunda aşı tedavisi konusunda eğitim alan tek uzmanlık alanı Çocuk Alerji uzmanları olduğu için alerji aşısının gerekip gerekmediği, aşı tedavisinde uygulanacak aşının hangi karışımdan yapılması gerektiği ve yan etkiler gelişince nasıl davranılması gerektiği konusunda da çocuk alerji uzmanları eğitim almıştır. 3 ile 5 yıl gibi uzun süre yapılacak aşı tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesi ve yan etkiler çıkınca ne yapılması gerektiği konusunda çocuğunuz risk altında kalabilir. Aşı başlanmaması gereken durumda aşı tedavisine başlanmak zorunda kalmış olabileceğiniz gibi yanlış bir karışımla uzun süre aşı yapılıp zaman kaybedebilirsiniz.  Bu nedenlerle çocuklarda aşı tedavisi çocuk alerji uzmanlarınca yapılmalıdır. Burda aşı tedavisi hakkında merak edilenleri yazmaya çalıştık.   Çocukluk astımında alerji aşısı tedavisinin faydası var mıdır? Evet vardır. Aşı tedavisi çocukların hayat kalitesini artırmakta ve ilaç gereksinimini azaltmaktadır. Başka alerjilerin gelişmesini engeller. Bu sebepten faydalıdır. Tedavi başarısı yüksektir. Ancak çocuklarda aşı tedavisinin hangi alerjenden oluşması gerektiği ve hangi dozlarda uygulanması gerektiği sadece ve sadece çocuk alerjisi uzmanlarınca yapılmalıdır. Aksi takdirde tedavinin başarısız olmasına ve hatta çok ciddi yan tesirlerle karşı karşıya kalınabilir.   Alerji aşısı tedavisi kimlere yapılır? Alerji nedeniyle olduğu kesinleşen astımlı, alerjik nezleli çocuklara yapılması... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

26 11 2015

BAHAR ALERJİSİ

Kış mevsiminin bitmesiyle birlikte Mart ve Nisan aylarında baharın güzel günleri bizleri bekliyor. Bahar ayı hepimizin sevdiği aylar olmakla birlikte dikkat etmemiz gerekenler vardır. Bahar aylarında sıklıkla bahar yorgunluğu, grip, soğuk algınlığı, ishal gibi hastalıklar yanında alerjik hastalıkların belirtileri de kendini göstermektedir. Allerjik hastalıklardan ise alerjik nezle, göz allerjisi ve astım bahar ayının en önemli hastalıklarıdır. Bahar alerjisi nedir? Bahar ayları olan mart, nisan ve mayısta polenlerin havaya yayılmasıyla birlikte burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma gibi alerjik nezle, göz alerjisi belirtilerinin görülmesine bahar.alerjisi denir.   Bahar aylarında ayrıca sık sık öksürük, nefes sıkışması gibi astım belirtileri de görülebilmektedir. Çocuklarda genellikle alerjik nezle astımla birlite görülür.   Bahar alerjisine polen alerjisi olarak da bilinmektedir. Çünkü bahar alerjisinin asıl nedeni polenlerin olması nedeniyledir. Bahar alerjisinin belirtileri nelerdir? Bahar alerjisi alerjik nezle, göz alerjisi ve astıma neden olabilfiği için bu hastalıkların belirtilerinin bahar aylarında görülmesiyle kendini göstermektedir.   Bahar alerjisi bahar aylarında sık nezle, burun tıkanması, peşpeşe hapşırma, burunda kaşınma, damakta kaşıntı, kulakta kaşıntı, sık burun kanaması gibi alerjik nezle belirtileri, gözlerde sulanma, kaşınma gibi göz alerjisi belirtileri, sık öksürük, nefes sıkışması gibi astım belirtileri bahar alerjisinin en önemli belirtileridir.   Bu belirtiler özellikle bahar aylarında oluyorsa bahar alerjisi mutlaka akla gelmelidir.   Bahar alerjisi olan çocuklar kokulara çok hassastır. Bahar alerjisi gözde, burunda ve akciğerde hasarlar o... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

25 11 2015

ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİSİ

  BESİN ALERJİSİ Herhangi bir besinin alındıktan sonra bağışıklık sistemi tarafından yanlışlıkla yabancı olarak tanınıp buna karşı değişik mekanizmalarla vücudun reaksiyon göstererek alerji belirtilerinin ortaya çıkmasına Besin Alerjisi denir. Besin Alerjisi Sıklığı Besin alerjisi genellikle 1-2 yaşından önce görülmektedir ve 3 yaş altında görülme sıklığı %6 iken yetişkinlerde bu sıklık %1-2 civarına düşmektedir.   En Sık Rastlanan Alerjik Besin Grupları Her besinin alerjik reaksiyonlara neden olması mümkün olmakla birlikte tüm alerjik besin reaksiyonlarının % 90’ından 8 temel besin sorumludur. Bunlar süt, yumurta, yerfıstığı, soya, buğday, ağaç fıstıkları (ceviz, badem, Antep fıstığı, vs), balık ve kabuklu deniz hayvanlarıdır. Besin alerjisi belirtileri Besin alerjisi belirtiler besin alımından sonra ağız etrafında kızarıklık, yüzde veya vücutta kızarıklık, kaşıntı, dil ve dudakta şişme, egzama belirtileri sıklıkla görülen belirtilerdir. Bu belirtilerden başka akciğerde hırıltı, öksürük, nefes sıkışması, burun akıntısı, burun tıkanıklığı kanlı kaka, kabızlık, kusma, şiddetli gaz ağrısı ve alerjik şok belirtileri gibi birçok belirtilere neden olabilir.   Besin alerji teşhisi  Çocuklarda besin alerjisini düşündüren durumlar oluştuğunda ciltten alerji testleri, kandan alerji testleri, alerjen besinlerin alımına ara verilmesi ve besin yükleme testleri gibi testler yapılarak çocuk alerji uzmanlarınca tanı konulmaktadır.   *   Gıda alerji testi  Ciltten alerji testi, kandan alerji testi ve yama testi (patch) olmak üzere farklı yöntemler vardır. Sıklıkla ciltten alerji testi ve kandan alerji testi birlikte kullanılması önerilmektedir. Tek başına alerji testleri tanı koydurucu özelliği yoktur. Yük... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

25 11 2015

Atopik Egzamada Kolay Tedavinin Yolları

  Atopik Egzamada Kolay Tedavi : Prof. Dr. Michael Meurer; "Atopik tedavisinde artık kortizon yerine, "pimekrolimus" maddesi içeren Krem kullanılmaktadır. Bu tür krem, 3 aylıktan itibaren bebeklerden başlayarak, her yaş grubuna uygulanabilmektedir. Hassas deri alanlarında ve bebeklerde bile, güvenle kullamlan bu krem, cilde günde iki kez sürülür. Alevlenmeleri önleyen bu krem, kortizon gibi çalışır. Ancak kortizon gibi yan etkisi yoktur. Krem, sadece enfeksiyonlu bölgelerde uygulanmıyon Önce enfeksiyon antibiyotikle tedavi ediliyor, ardından krem aşamasına geçiliyor. Kremin bir özelliği de, tedavi hayat boyu süreceği için, her dönemde uzun süreli kullanılabilme sidir" demektedir. Resmi kayıtlara göre; üç milyon Atpik egzamalı hastamn bulunduğu Almanya'da, bu hastalık uzun yıllar ciddiye alınmamış, klasik yöntemlerle geçiştirilmeye çalışılmıştır. Bugün tüm Avrupa'da yaklaşık on beş milyon civarında, Atpik egzama hastası bulunmaktadır. Prof. Dr. Michael Meurer'in de değindiği üzere, çocukları doğal koşullardan uzaklaştırıp, bir fanus içinde büyütüreesine, tabilikten izole etmek de, bilinen pek çok hastalıklara davetiye çıkartmaktır.   BELİRTİLERİ NELERDİR? Egzama; görünürde herhangi bir belirti yokken, kişinin devamlı kaşıntı duyması sonucu ortaya çıkan belirtilerle ilişkilendirilir. Kaşınan bölgelerde gün geçtikçe kızarıklık, kepeklenme ile birlikte pul pul deri dökülmeleri meydana gelir. Egzama ilerlediğinde bu bölgeler yer yer su toplar ve açık yaralar ortaya çıkar. Daha da ilerlerse, deri kanar ve iltihaplanıp ağrı yapabilir. Kanama sonucu yaralardan deriye giren bakteriler enfeksiyona yol açar ve bunun sonucunda hasta... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

25 11 2015

ARI SÜTÜ

ARI SÜTÜ Genç işçi arıların, Kraliçe arı (arıbeyi) nın yemesi için meydana getirdikleri akıcı, ekşimtrak ve beyazımsı bir maddedir. Bir kovanda yaklaşık 200 gram kadar arı sütü bulunabilir.   Özellikleri: Akıcı, beyazımsı ve koyu Süt kıvamında ve renginde olup hava ile temas ettiği zaman esmerleşerek katılaşan bir maddedir. Tababette Kullanılması: Pek az bir miktarı, gerçek bal ile karıştırılarak kullanılır. Gençleştirici büyümeyi artırıcı, cildi tazeleyici ve güzelleştirici etkileri vardır. Başka maddelere karıştırılarak ta kullanılır. (Aseiü'n-Nahis./07-108) Arı sütünün, bebek-çocuk-erkek-kadın-yaşlı yaşamlarında... Gebelikte; doğum öncesi ve sonrası süreçte ve anne karnından itibaren gelişme çağındaki çocuklarımıza pek çok yararları vardır. Zihinsel gelişim ve büyümede çok etkindir. Hastalıkla savaşanlar için çok önemli bir destektir. Kanserle ve ağır hastalıklarla mücadelede propolis ile birlikte en çok başvurulan ürünlerden biridir. Sporcular ve egzersiz yapanlar için vazgeçilmez gıda ve doğal dopingdir. Çocuk sahibi olmak isteyenler, iş ve yaşamlarında performans, zindelik ve verimliliği artırmak isteyenler, uzun ve sağlıklı yaşam arzulayanlar, saç dökülmesi, sırt ağrısı, sivilce gibi problemleri olanlar gibi her kesimden kullanıcıların gördükleri çeşitli önemli yararlardan bazıları şunlardır:   Genel Performansı artırır. A, D, E, K, H ve B-Kompleks (9 tane B Vitamini çeşidinin hepsini) Vitaminlerini içerir. C vitamini ise eser miktardadır. İnsan metabolizmasına çok yönlü ve olumlu tesiri olan HDA-10 içerir. 22 farklı esansiyel aminoasit içerir.&nb... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

24 11 2015

Vesikalı Kezban’ın Onurlu Duruşu

Geçtiğimiz günlerde nette gezinirken gözlerim Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Mehmet Kaya’nın kaleme almış olduğu bir yazıya tesadüf etti. Okuduğum yazı yaşanmış bir anıydı; Vesikalı Kezban’ın hikayesiydi. İnanın okurken ister istemez gözlerim buğulandı. Müthiş beğendim. Hayatın içinde ilerlerken acı tatlı deneyimler kazanırız. Kimileri can yakar, kimileri ise silinemez izler bırakır usumuzda. İşte onlardan biri; hatta, gönüllerde buruk akisler çiziyor. Bende hislenerek okuduğum bu yazıyı; hiç kısaltmadan, olduğu gibi sizlerle paylaşmak istedim. “…Kadın – Erkek bütün vesikasız or*spulara ithaf olunur. Malatyalı Or*spu Kezban.. Menderes’in Türkiye’yi ‘küçük Amerika’ yapmaya çalıştığı günlerde, yani 1955-1960’lı yıllarda yaşanmış gerçek bir hayat hikâyesidir… Gündüz Cumhuriyet Bayramı kutlanmıştı.. Gece saat 12’ye yaklaştığı sırada içeriye ağızlarında pipo, Sarı saçlı, uzun boylu iki kişi ile beraber şık giyinmiş şişman bir adam girdi. Bu iki yabancı, ‘uzman’ sıfatıyla bir dost memleketten getirilmişlerdi… Bir yıldır yakındaki 15.000 nüfuslu bir Anadolu kasabasındaydılar. Kaymakam kasabada böyle bir şey olamayacağını, arzu ederlerse falanca yerdeki ‘Türk pavyon’una gitmelerini tavsiye etmişti… Bunun üzerine iki genç, tercümanlarını da yanlarına alarak önce Malatya’ya, sonra da faytoncunun rehberliğinde buraya gelmişlerdi… Yani Malatya genelevi’ne..! İlk dakikalarda yadırgadıkları bu yer, git gide hoşlarına gitmişti. Akşamdan beri 25 müşteri savmış olan Kezban, gramofona oynak bir plâk koymuş, kırmızı mayosunun içinde d&o... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

24 11 2015

SEN ÂFET, BEN DAHA ÂFET

  1. Görüntü: Bikininin alt parçalarını da üst parçalarını da incecik ipler tutuyor. Bunlardan birinin kopuvermesini umarak ona bakan erkek kalabalığının içinden, yürek hoplatan, kalp çarptıran, tansiyon yükselten biri olarak geçip gidiyor. Adını henüz bilmiyoruz. Yanında kendisinden en az on yaş büyük olduğu belli bir kadın var. Akrabası da olabilir, arkadaşı da. Erkeklerin başları da, onların bakışlarını izleyen kadınların başları da tenis maçı izleyicisinin aynı anda aynı yöne dönen başları gibi izliyor onları. Geçerken bikinisinin herhangi bir noktasına takılan bakışları, bir çengele geçirmiş gibi arkasından sürükleyerek götürüyor. Eğer bakışların her biri birer misina olsa birbirine dolanmadan, karışmadan ona ulaşacak; o da ardı sıra, zokayı yutmuş bir balık ordusunu sürükleyerek çekip götürecek. Geçtiği çizgi üzerindeki bütün başları kendine çevirte çevirte ilerliyor. Otelin merdivenlerine yöneliyor ve arkasından sürüklediği, giderek ağırlaşan bakış yükü yüzünden her bir adımda salınarak çıkıyor merdivenleri. Buraları hiç yadırgamayan, alışık adımlarından anlıyoruz ki dışarıdan gelip plajdan yararlananlardan değil, bu beş yıldızlı otelin esaslı müşterilerinden biri o. 2. Görüntü: Aynı ikiliyi otelin barında görüyoruz. Vakit, akşam. Duşlar alınmış, saçlar biçimlendirilmiş. Makyajlar mükemmel. -Rüya’cığım, diyorum bak: Delilik bu senin düşündüğün. Hiçbir koca kabul etmez bunu. -Niye şeker? Ben dürüst davranıyorum. Bunu anlaması gerek. -Anlamaz. Diyorum işte. Asla… Asla anlamaz. Adının Rüya olduğunu öğrendiğimiz genç kadın, az önce bakışları toplayıp p... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

24 11 2015

ŞİŞKO DOLANDIRICISI

Ekmek aslanın midesinden bağırsaklarına kaymıştı, çıkartıp karnını doyuramıyordun. Aç kalmamak için gayrimeşru yollara girmekten gayrisi boşa kürek çekmekti. Caddeler insanla doluydu. Her yer kalabalık… Bütün o kalabalık… Bütün o ahmaklar, bu kenti dolduranlar ve bu ülkede yaşayanlar, herkes, hep benim gibiler için çalışmıyorlar mıydı? Bunca enayi varken, benim gibi akıllı birisi nasıl olur da aç kalırdı ki? Dolandırıcılık, zaafı olan insanların zaafları kullanılarak yapılır. İnsanların zaafı dindarlık ise, onları Allah’ı kullanarak dolandırırsın. Kurarsın bir yeşil dernek, fakire fukaraya kucak açtık dersin, bağış toplarsın; ya da kurarsın bir yeşil şirket, fraizsiz kar dağıtıyoruz diyerek toplarsın ortaklık payları. İnsanların zaafı müzik ise, ya da kitap ise, onları korsan kasetler ya da korsan kitaplar ile dolandırırsın. Boyu kısa ise boyunu uzatmayı vaadederek, şişman ise zayıflatacağını vaadederek… Zaaf ne ise onun üstünden… Ben, ne yapacağıma çoktan karar vermiştim. Şişkoları zayıflatacaktım, çünkü onlar orta balkonlarından dolayı kompleksli ahmakların bir araya toplandığı bir gruptu. Mademki her şeyi zıkkımlanıp şişkolaşabilecek kadar bol paraları vardı, eski zarafetlerine dönebilmek uğruna paracıklarının birazcığını benim cüzdanıma aktarmaları nasılsa hiç birine koymazdı. Onları tavlamanın en cazip yöntemi hem zıkkımlanmalarına devam etmelerine izin vermek, hem de zayıflayacaklarını vaat etmek olurdu. Reklam manşetimi bu anafikir üzerinde inşa ettim: “Sevgili şişkolar! Hem her şeyi zıkkımlanabileceksiniz, hem de bir mum gibi eriyeceksiniz.” Hızla yapmam gereken işlemleri uygulamaya başladım. Evvela şişkolara kakalayacağım mamulleri imal edebileceğim bir dükkan buldum. Dükkan bir masa sandalye ile yazıhane olarak kullanmama da uygundu. Bi... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

24 11 2015

HOVARDA & KADIN

Dul bir kadındı. Pek güzel olmasa da idare ederdi. Tanıştığımızda, bir iki ay kaçamak yapıp sonra bırakırım diye düşünerek evine girip çıkmaya başlamıştım. Ne güzel efendi efendi birlikte olurken, daha ikinci ayımızda ’evlen benimle’ diye tutturdu. Ondan acele kurtulmam gerektiğine karar verip terk ettim. Ne var ki, terk ederek kurtulamamıştım ondan. Kadın resmen başıma musallat olmuştu. ’İlaki evlenelim,’ diye ısrar ediyordu. Ben de ısrarla reddediyordum. Sonunda yapacağını yaparak başımı yakmıştı. Onun iftirasıyla cezaevine tıkılmıştım. Bu kadar kolay tutuklanabileceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Tutuklu yargılanmama karar veren hâkimi, ona tecavüz ettiğime ve dolandırdığıma ikna etmişti. Hâkim duruşma için bir ay sonrasına gün vermişti, çaresiz bir ay içerde kalacaktım. Çıkacağım duruşmada da ne olacağı belli değildi; hâkim bir kez daha masumiyetime inanmadığı taktirde yıllarca içerde kalmam işten bile değildi. Cezaevine ilk girdiğim günlerde hırsımdan saçımı başımı yoluyordum. Çıktığımda gebertecektim o kadını, görürdü o! Günler geçtikçe bu hırsım pörsüdü, daha sakin düşünmeye alıştım. Bol bol düşünüyordum. Kadın, onunla evlenmeyi kabul etmediğim için iftira etmemiş miydi? Yani, ’olur, evlenelim,’ deseydim şikâyetçi de olmayacaktı. Deyiverseydim ya! Ne kaybederdim sanki? Nikah hazırlıklarına girişip, o süreçte üstüne üslük, varını yoğunu da bir güzel ele geçirerek, son anda vuraydım tekmeyi. O süreçte, şantaj ya da tehdit için bir şeyler hazırlayıp ’bana tecavüz etti, dolandırdı,’ diye şikayetçi olmasını da engelleyebilirdim. Salak kafam benim! “Etme bulma dünyası ise bu dünya, fazlaca d&u... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

Akciğer Kanaması

Akciğer Kanaması Hakkında Bilgi:(hemoptysis, nefesüd-demim) Akciğerden veya teneffüs organlarından ağız yoluyla kan gelmesi veya hastanın öksürükle beraber kan tükürmesine verilen isimdir. Tedavi: Akciğerlerdeki yaralar iyileştirilmek ve temizlenmek istenildiği zaman, bal ve bal şerbeti ile temizlenir. Çünkü bal, temizleyici bir Gıda olup, iç organlardaki diğer yaralara da zarar vermez 2 * Kaymak az miktarda alındığı zaman, akciğerlerde meydana gelen kanamalara karşı faydalı olup, oradaki şişlikleri de olgunlaştırır. Süt, Nefes Darlığı ve akciğer yaralarına karşı gayet iyi gelir. Veremli kimseler için de çokelverişlidir. Fakat mide, başağrısı, karaciğer ve dalak için pek iyi gelmez. * Kuruüzümünetli kısmı yenildiği zaman, akciğer nefes borusuna, öksürüğe, böbrek ve mesane ağrılarına karşı faydalıdır. Mideyi kuvvetlendirirve karnı yumuşatır3 * Ayva, kalbi kuvvetlendirir, gönlü hoş eder ve akciğer iltihabına karşı da faydalıdır4 ZATÜ LCENAP -ZATÜRRİ E mad. de bak. Kaynaklar: [I]- I.Kayyim s.366. [2]- Aselün-Nabl s. 150. [3]- i. Kayyım s. 366. 367. 428. [4]- E. Nuaym vr. 61b; İ. Sünnî vr. 30b Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

ACI ILGIN (esi, tamariîs)

  Acı Ilgın : ACI ILGIN (esi, tamariîs) * Büyük bir ağaçtır, yaprakları ılgın yaprağına benzer. Tadı ise acı ve ekşidir. Çiçeği yoktur. Dallarının boğumları arasında nohut büyüklüğünde meyveler verir. Meyveleri kül renginde olup birazcık sarıya meyillidir. İçinde küçük bir çekirdeği vardır. Özellikleri: Acı Ilgın soğutucu ve kurutucu özelliklere sahibdir. Kabızlık yapar ve kanamayı durdurur. Nohut büyüklüğünde olan meyvesi pelit (mazı) gibi dericilikte de kullanılır.* Acı ılgının kökü, şekerli su veya sirke ile kaynatılıp içilirse, karaciğer hastalıkları için gayet faydalı olup, karaciğerdeki sert şişlikleri de yumuşatır, Diş ağrılarını da teskin eder.* Meyvesi de aynı şekilde kullanıldığı zaman aynı etkiyi gösterir. Kökü ve meyvesi kurutulup toz hâli ne getirilerek te kullanılır. * Acı ılgın ağacı, gövdesine göre, nohut büyüklüğünde meyve bitiren, kendisinden beklenileni vermeyen bir ağaçtır. Nitekim Kur'ân-ı Kerim'de Sebe' Kavmine isabet eden musibetlerden bahsedilirken:"...Onların iki bahçesini buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde birazda sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik" buyrulmuştur. (Sebe 6) Kaynaklar:[I]- Bağdadî s.61. [2]- el-Mûtemed s. 4-5 Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

Akraba Evliliği

  Akraba Evliliği:(intermarriage, tezâvücül-egârib) Bir kimsenin yakın akrabasından biriyle evlenmesine "Akraba Evliliği" denir. Amca kızı, dayı kızı veya teyze kızı ile evlenmek gibi. İslâmi esaslardan uzaklaşılmasından dolayı bugün bu konu aleyhinde yerli ve yabancılar tarafından pekçokpropağandayapılmaktadır. Hangi akraba ile evlenilip hangisi ile evleni-lemeyeceğini bizzat Kur'an-ı Kerim haber vermektedir. Bütün dinlerde akraba evliliği vardır. Nitekim Yahudiler, uzak akraba veya akraba olmayanlar yerine yakın akraba ile evlen meyi tercih ederler. Hatta yahudi ırkının bozulmaması için diğer milletlerle evlenmeyi asla kabul etmezler1Mühim bir hatırlatma: Doğacak çocuğun sağlıklı olması; zayıf, cılız ve sakat olmaması için; akraba evliliğini söz konusu etmeleri yerine, eğerPeygamber Aleyhis-Selâm'ın şu tavsiyelerine uyulsa, daha iyi hareket edilmiş olur. Çünkü hastalıkların çoğu irsîdir. Zira meni (sperma), bütün organlardan meydana gelmektedir, bu sebeple sağlıklı kişinin çocuğu sağlıklı, hastalıklı kimsenin çocuğu da hastalıklı olur. Nitekim Peygamber Aleyhis-Selâm: "Vücuttaki her kılın altında şehevî duygularvardır..."buyurarak meninin bütün organlardan süzülerek meydana geldiğine işaret etmiştir * Yine Peygamber Aleyhis-Selâm: "Cüzzam, alaca ve delilik gibi hastalıklarla malûl olan eşlerle evlenmekten sakınınız!" buyurmuştur4* İbni Ömer (r.a.) ise konu ile ilgili olarak şöyle demektedir: "Peygamber Aleyhis-Selâm, Gıfar Oğullarından bir kadınla nikahlandı, gerdek gecesinde kadın elbisesini çıkardığı zaman; kadının göğüs kısmında alaca hastalığı gördü, bunun üzerine kadına: "(Elbiseni giy, böylece sabahla) ve ailene dön! Zira hastalığını gi... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

AŞILAMAK (ilkah,fecundation)

AŞILAMAK (ilkah, fecundation) Bu konuyu bitkilerde ve canlılardaolmak üzere iki bölümde sunmak istiyoruz: Bitkilerde: Güney rüzgârları yağmur yüklü bulutları, diğer bulutlarla aşılayarak yağmurun yağmasına sebep olduğu gibi bitkilerin ve ağaçların erkeklerini de dişileri ile aşılayarak döllenmelerine vasıta olmaktadır1 Nitekim bu durum Kur'ân-ı Kerim'de şöyle ifade edilmiştir: "Biz rüzgârları (bitkileri ve bulutları) aşılayıcı olarak gönderdik, gökten su indirip sizleri onunla suvardık. O suyu, (yer ve gökte) depolarda saklayan da sizdeğilsiniz!" (Hıcr22) * "Yağmurdan önce rüzgârları bir müjdeci olarak gönderen O'dur. Biz gökten tertemiz bir su indirdik ki onunla ölü toprağı diriltelim ve yaratmış olduğumuz insanlarla hayvanları suvaralımYürkan 48-49) * Peygamber Aleyhis-Selâm da; şiddetli bir rüzgâr esmeye başladığı zaman: "Ey Rabbim! Bu esen rüzgârları aşılayıcı, tohumlayıcı rüzgârlardan eyle! Kısırlaştıran kurutup kavuran rüzgârlardan eyleme!" diye duâ ederdi2 * Yine bir hadis-i şerifte ise: "Güney rüzgârları estiği zaman, vadilerden sular akmaya başlar" buyurmuştur3 * İbni Abbas (r.a.) demiştir ki: "Rüzgâr hem bitkileri ve hem de bulutları aşılayıcıdır. Nitekim erKek devenin dişi deveyi aşılayıp hâmile bıraktığı gibi, rüzgâr da bulutları yağmura aşılayıp hâmile bırakır." * Tabiinden Hasan-ı Basrî, Katâde ve Dahhak da bu görüştedirler 4 * Yine Tabiinden Ebû Recâ bu konu da şöyle der: "Ben bir defasında Hasan-ı Basri'den: "Biz rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik" âyetinde rüzgârın neyi aşıladığını sordum. "Bitkileri" dedi. Ben: "Bulut... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

AĞIZ KOKUSU (bahr. halitosis)

AĞIZ KOKUSU (bahr. halitosis) Çeşitli sebeplerle ağızda meydana gelen kokuya ağız kokusu, denir. Kişinin kendisi bunun farkında bile olmaz. Buna "Nefes Kokusu" da denir. Sebepleri: Ağız, Diş ve dişetlerinin iyice temizlenmemesi. Misvak (fırça) kullanmamak. Aşırı derecede açlık. Midede hazımsızlık. Zamansız uyumak. Bademcik ve burun iltihapları. Mide hastalıkları, diş çürükleri, * Ağız ve dişeti hastalıkları vs. gibi şeylerdir. Ağız kokusunun en önemli sebeplerinden biri şüphesiz ki, temizliğe dikkat etmemektir. Nitekim Peygamber Aleyhis-Selâm: "Tırnaklarınızı kesiniz, kesilen tırnakları toprağa gömünüz. Parmak mafsallarınızı temizleyiniz. Diş etlerinizi yemek kırıntılarından temiz tutunuz. Misvak kullanınız. Benim yanıma dişleri sararmış ve ağzı kokar olduğunuz halde girmeyiniz"1 * Sizlere misvak kullanmanızı tavsiye ederim. Zira misvak ne güzle şeydir. Balgamı keser, gözün görme duyusunu ve diş etlerini kuvvetlendirir, ağız kokusunu giderir, mideyi düzeltir... Eğer ümmetim için zor olmasaydı, her namaz için abdest alırken misvak kullanmalarını emrederdim"2 * Şüphesiz ki oruçlu kimsenin ağzının kokusu, Allah katında misk koku-undan daha güzeldir"buyurmuştur3* Hz. Ömer (r.a.) de: "Sabahın erken vaktinde uyumaktan sakınınız! Zira ağız kokusu, neşesizlik ve tabiat kuruluğu meydana getirir" demiştir 4Ağız Kokusunu Giderici Tedbirler: Turunç kabuğu ağızda tutulduğu zaman, ağız kokusunu güzelleştirir.* Altın, ağızda tutulduğu zaman, ağız kokusunu giderir. Ağız ve dişleri iyice temizlemek. Zencefil, ağız kokusunu güzelleştirir. Misvak, ağız kokusunu ve dişlerin sararmasını giderir. Tuz, dişleri parlatır, ağız kokusunu giderir, diş etlerini kuvvetlendirir. Kereviz, ağız kokusunu gidermek için faydalıdır5 * Kuru üzüm negüzel birgıdadır. ... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

AKGÜNLÜK (lübân, olibanum)

  AKGÜNLÜK (lübân, olibanum) Akgünlük, tütsü olarak yakılan bir ağacın zamkı, sakızıdır ve genellikle Yemende yetişen bir ağaçtan elde edilir. Akgünlüğün faydası çok, zararı ise yok denecek kadar azdır. Akgünlük ısıtıcı ve kurutucu özelliklere sahibdir. Özellikleri: Akgünlük, mide ağrısına karşı faydalıdır, ağrı ve sızıyı dağıtır, çürüyen yaralara et bitirir, balgamı kurutur. Kekikle karıştırılıp çiğnenirse, dil tutulmasına karşı faydalıdır. * Tütsüsü vebaya karşı faydalıdır, havayı güzelleştirir, bellek gücünü artırır. Karaüzüm ve fıstık ile karıştırılıp yenirse zekayı açar. Gül reçeline karıştırılarak yenirse, idrarın çoğalmasını sağlar. * Hz. Ali, unutkanlığından şikâyet eden bir kimseye: "Günlük çiğne! O, kalbe kuvvet verir ve unutkanlığı giderir" demiştir. * Bir kimse yine unutkanlığından dolayı Enes İbni Mâlik'e şikayet etmiş o da: "Sana akgünlüğü tavsiye ederim. Akşamdan ıslat, sabah olunca aç karına iç! Çünkü o, unutkanlığa karşı gayet faydalıdır" demiştir. * İbni Abbas (r.a.) de: "Bir miskal (5 gram) şeker, bir miskal akgünlük ile dövülerek karıştırılıp bir haftaaç karına alınırsa, idrarı söktürür, unutkanlığa karşı da iyi gelir" demiştir 1 * Akgünlük mide ağrısına ve ishale karşı iyi gelir. Sindirime yardımcı olur, ağrı ve sızıyı dağıtır. Göz yaralarını temizler. * Yaralarda et bitirir. Zayıf mideyi kuvvetlendirir ve onu ısıtır. Balgamı kurutur , göğüsteki rutubetleri emer. Göz kararmasını giderir. Habis yaraların yayılmasını önler. * Yalnız başına veya Kekik ile çiğnendiği zaman balgamı çeker. Yatağını ısla... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

Ampütasyon Nedir?

  Ampütasyon Nedir? : Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl diyabetle ilgili sorunlara bağlı olarak altmış yedi binin üzerinde bacak ampütasyo- nu gerçekleştirilmektedir; bu olguların yarısından çoğu erken tanı ve doğru bir yaşam biçimi ve diyetle önüne geçilebilir olgulardır. Söz konusu sorun özellikle Afrika kökenli Amerikalılar ve Amerikan Yerlileri arasında akut bir özellik gösterir; bu kişilerde Diyabet görülme olasılığı genel nüfusa oranla yaklaşık dört kat daha fazladır. Altta yatan neden dolaşımın zayıf olmasıdır; ayak ülserleri şeklinde kendini gösterir. Ayak ülserleri genellikle enfekte olur ve ardından kangren (cerrahi olarak çıkarılan bozulmuş, işlevini kaybetmiş doku) gelişir. Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

AHLÂT-I ERBAA (hümörler)

  Ahlât-I Erbaa : AHLÂT-I ERBAA (hümörler) İnsan bedeninin esâsını teşkil eden sıvı maddelere verilen isimdir ki, bunlar kan, balgam, sarı safra ve siyah safradır. Bunlara "Emzice-i Erbaa" da denir. Bu dört madde eski zamanlardan beri bu isimle bilinmekte olup, müslüman tabiplerde bu terimi kullanmışlardır. Oluşumları: Gıda maddeleri midede sindirim yoluyla koyu arpa suyu (arpa çorbası)'na benzer bir kıvama geldiğinde, bunların özü, ilgili damarlar vasıtasıyla karaciğere gider ve orada iyice pişer. Bu pişme sırasında yüzünde Süt köpüğü gibi köpüklenme ve bir miktar dadibinde çökelti meydana gelir. Bazan da pişirme fazla olduğu zaman birazcık yanma meydanagelir. Eğer pişme az olursa ham olarak kalır. İşte köpüklü kısım normal safra; dibine çöken ise siyah safradır. Yanmış kısım anormal safra; ham kalan ise balgamdır. Kan'agelince bunların hepsinin özünden meydana gelir. Kan; karaciğerden ayrıldıktan sonra içindeki su, böbrekler ve mesane yoluyla dışarı atılır. Temiz kan ise, ilgili damarlar vasıtasıyla vücudun her tarafına yayılır. Normal safra; safrakesesine gönderilir ve orada olgunlaşıp yoğunlaşır. Siyah safra ise kötü safradır, dalağa gönderilir ve orada olgunlaşıp yoğunlaşır. * Bu dört maddenin vücuttaki belli miktarlarının azalması veya çoğalması yahud kirlenip bozulması veya birbirine karışması kendi cinsine göre vücutta bazı hastalıklara sebep olmaktadır. BALGAM, KAN, SAFRA, KAN ALDIRMAK, KUSMAK, İshal VE MUSHİL maddelerine de bak. ... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

Aktinomikoz

  Aktinomikoz : Actinomyces cinsinden mikroskopik yapıda ışılküf bakterilerinin yol açtığı hastalık. Yeryüzünün hemen her yerinde insanların yanı sıra inek, at, domuz ve koyun- larda da ortaya çıkar. Hastalık etkeni olan bakteri türlerinden Actinomyces bovis insan ve hayvanlarda, Actinomyces israeli ise yalnız insanlarda hastalık yapar. İkinci tür ağız içi mukozasında, özellikle çürük dişlerde ve bademciklerde bir zarar vermeden bulunur. İnsana genellikle mikroorganizmayı taşıyan kıymık ya da dikenlerin batmasıyla bulaşır.   Enfeksiyon genellikle ağız, yutak, burun, dudak ve tükürük bezlerine, ender olarak plevra (akciğer zarı) akciğer, bağırsak gibi derin bölgelere yerleşir. Mikroorganizma enfeksiyon bölgesinde yavaş gelişen kronik bir iltihabi süreç başlatır. Doku içinde oluşan sert kütleler daha sonra yumuşayarak fis- tül ve ülser halinde dışarı açılır. İltihap sarı renkte tanecikler içerir. Pratikte "sülfür tanecikleri" olarak adlandırılan bu kütleler mikroskop altında tanınabilen Mantar miselyumları gibi ipliksi biçimde uzamış ve dallanmış bakteri yığınları ile bol miktarda parçalanmış akyuvar hücresinden oluşur. Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

AKCİĞER (rie, lungs)

AKCİĞER (rie, lungs)   Akciğerler en önemli teneffüs organlarından olup, bir körük gibi çalışmakta olduğu için nefes alıp verirken daralıp genişlemektedir. Ayrıca kalbe de devamlı hava vermektedirler. (Bağdadî s.246-59). Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

Acı Kavun

Acı Kavun : Dıştan lapası göbek üzerine vurulursa bağırsak kurtlarını öldürür, bal ile beraber yenilirse, yine aynı etkiyi yapar. Sirke ile karıştırılarak içilmesi de böyledir. * Acı baklanın kaynatılmış suyu dahi haşereleri, böcekleri, sinek ve sivrisinekleri öldürür. Acı baklanın suyu, dıştan sürüldüğü zaman vücuttaki sivilcelere, uyuz ve alaca hastalıklarına, çilliğe, habis yaralara karşı faydalıdır. *Acı bakla, adet kanamasını ve idrarı çoğaltır. Ağız yoluyla içildiği zaman ise cenini düşürür ve ölmüş cenini dışarı atar. Acı baklanın tozu, cildi temizler ve ciltteki darp yaralarının meydana getirdiği izleri iyileştirir. * Acı baklanın unu, arpa unu ile beraber karıştırılarak merhem yapılırsa, çıbanlara veçıban ağrılarına karşı faydalıdır. Siyatik ağrısına karşı da merhem olarak kullanılır. * Acı bakla bal veya sirke ile kaynatıldığı zaman, karaciğer ve dalak gözenekleri tıkanıklığını giderir. Dalak ve karaciğer sertliğine karşı da faydalıdır (Bağdadi s. 76; el-Mûtemed s. 49-50) Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

Vücudunuz Asitli Mi?

  Vücudunuz Asitli Mi? : Kan pH’nızı evde kendiniz de kontrol edebilirsiniz. Bunun için eczanelerden temin edebileceğiniz pH şeritlerini ya da pille çalışan bir pH elektron metreyi kullanabilirsiniz. (Sağlık ürünleri satan kataloglardan alabilirsiniz, bununla ilgili olarak kaynaklar bölümüne bakınız.) Şeritler oldukça ucuzdur. İdrarınızın ya da tükürüğünüzün pH’sını kontrol edin; en doğru sonucu elde edebilmek açısından idrarınızı sabah ilk iş olarak, bir gece aç kaldıktan sonra test etmenizi öneririm. Şeritler, asit ya bazı gösterecek şekilde renk değiştirir, okumanın yoğunluğuna göre bu renk değişimi açık ya da koyu olabilir.   Şeritlerle birlikte size bir renk çizelgesi verilir, bu renk çizelgesinde her renk bir rakama karşılık gelir.pH metreler, sabah aç karma idrann test edilmesinde kullanıldığı gibi tükürüğün incelenmesinde de kullanılabilirler. Net, doğru sonuçlar verirler. Ancak temin etmek güçtür ve yüzlerce dolan bulan fiyatıyla oldukça pahalı bir araçtır.Kan pH testini doktorunuz da uygulayabilir, ideal kan pH’sı, her ne kadar Amerikan üp kurumlan 7.4 olarak ifade ediyorsa da 7.365’tir. Dolayısıyla “normal” ifadesiyle tanım- , lanan bir rapordan çok kesin sonucu bilmenizde fayda var. Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

ALTIN (zeheb, gold)

    ALTIN (zeheb, gold) Altın, madenlerin en kıymetlilerindendir. Altın yüzünden nice akrabalık bağları kopmuş nice kanlar akıtılmış, nice haramlar helal kılınmış, haklar çiğnenmiş ve nice insanlara zulümler reva görülmüştür. Onun yüzünden nice hak, öldürülüp yok edilmiş ve nice bâtıl ise diriltilmiştir. Onunla nice zâlime destek verilmiş, nice mazlum ise kahredil mistir1   * Altın dünyanın zineti, varlığın tılsımı, gönülleri ferahlatan, insanları güçlendiren ve Allah'ın yeryüzündeki imtihan aracıdır. Altıngönüllerinsevgilisidir. İnsan onu her ne zaman elde edecek olursa, dünyanın diğer değerli şeylerine karşı duyulan istek ve arzularını unutur.Özellikleri: Altın çürümez, paslanmaz, eksilmez, ateşte yanmaz. Gümüşe gelince çürür, paslanır, siyahlaşır, vücutta koku yapar2* Altın ile dağlanan yer kabarmaz, çabucak iyileşir. Peygamber Aleyhis-Selâm altın ve gümüş kap kullanılmasını yasaklamış, fakat bunların tedavide kullanılmasına izin vermiştir3   * Halife Ömer İbni Abdülaziz de, valilere gönderdiği birfermanda: "Hırsızın yaptığı hırsızlıktan dolayı eli kesildikten sonra, kan kaybını önlemek için altın dağlağı ile dağlayınız! Zira altın ile dağlanırsa kesilen yer yara yapmaz" demiştir 4   * Çocukların kulakları altın iğne ile delinirse, yara yapmaz. Tuz, altının sarılığını; gümüşün de beyazlığını artırır5   * Altının mizacında hoş bir hararet vardır. Altın tozu, latif ve ferahlatıcı macunlar, merhemler içine katılır. Madenler içinde en mutedil ve en üstün olanı altındır. Altın tozu ilaçlar içine katıldığı zaman kalp yetmezliğine ve safradan meydana gelen çarpıntıya karşı f... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

23 11 2015

ARPACIK

ARPACIK (şuayre, hordelum) Göz kapaklarının kenarında, özellikle göz çukurunun yakınında meydana gelen iltihaplı küçüksivi Iceye "Arpacık" d en i r. Anadolu'da buna "İtdirseği" denilir. Bulaşıcı bir hastalıktır.Sebepleri: Aşırı sıcak, toz-duman, vücuttaki sıvılardan birinin göze hücum etmesi, herhangi bir darbe vs. gibi şeylerdir.Belirtileri: Gözün kızarıp iltihaplanması, Kaşıntı meydana gelmesi ve göze batması gibi. Tedavi: Sarısabir suyu damlası, göz kapağı şişlikleri (iltihaplı sivilceler) için gayet faydalıdır. Mantarsuyu damlası damlatılır. Bal,merhem gibi hasta göze sürülür. İstirahat edilir, göze el sürülmez. Gözü bazan soğuk su ile yıkamak. Devamı

Etiketler:
kadınca yaşam,kadında seks,kadında birleşme eşleşme,güzellik,sevişme,dünya,hayat,rahim,hastalık,cinsel birleşme,erkek üreme organı,kadın üreme organı,mide,göz,göz sağlığı koşmak,diyet,aybaşı kanaması,regll,cerrahi bilgiler kadınsağlığı,seks,cinsellik,kadın,diyet,bitkisel tedaviler,çocuk sağlığı,erkek sağlığı,aşk,kadın itiraflaeı eğitim,sağlık,tarih,spor,dünya,sinema,eğlence,kültür,yaşam
KADIN ŞİİRLER,KADIN-HAMİLELİK,KADIN-CİLT BAKIMI,KADIN-BİTKİSEL TEDAVİLER,KADIN-CİNSELLİK,
KADIN-DİYET,KADIN-YEMEK TARİFLERİ,KADIN-İLKYARDIM,KADIN-ÇOCUK SAĞLIĞI,KADIN-EĞİTİM SETLERİ,
KADIN İTİRAFLARI,KADIN RESİMLERİ,KADIN-ERKEK SAĞLIĞI,KADIN-FİLMLER