kadinsagligi 29 Takipçi | 79 Takip
Kategorilerim

BİLİMARŞİVİ

EĞİTİM BLOĞU

DERSHANE ARŞİVİM

OYUNPARKI ARŞİVİ

AİLE ARŞİVİM

ARŞİVLERİM BLOĞU

FİLM KANALI

KADIN ŞİİRLER

KADIN-HAMİLELİK

KADIN-CİLT BAKIMI

KADIN-BİTKİSEL TEDAVİLER

KADIN-CİNSELLİK

KADIN-DİYET

KADIN-YEMEK TARİFLERİ

KADIN-GENEL CERRAHİ

KADIN-İLKYARDIM

KADIN-ÇOCUK SAĞLIĞI

KADIN-EĞİTİM SETLERİ

KADIN İTİRAFLARI

KADIN RESİMLERİ

KADIN-ERKEK SAĞLIĞI

KADIN-FİLMLER

KADIN-DİŞ SAĞLIĞI

Diğer İçeriklerim (2613)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (29)


Fotoğraf |  görsel 1

25 04 2016

Kesilen Uzuv Ağrıları (fantom ağrı)

Kesilip uzaklaştırılmış bir uzuvda hissedilen kasılma, yanma ve batma niteliğindeki ağrılardır. Kesilerek kaybedilmiş uzuvun sanki yerinde duruyormuş gibi hissedilmesine fantom duyarlılığı, kesilen uzuvun güdük bölgesinde oluşan ağrılara da güdük ağrısı adı verilmektedir. Bazen ameliyatla bir uzvun alınmasından uzun zaman sonra,kesilen uzvun bir zamanlar olduğu yerde hissedilen ağrılar ortaya çıkar.çıkan ağrıları ortadan kaldırmak için bazı bitkiler fayda verir. eşşekulağı otu lapası ameliyatlı yerlere tatbik edilirse ağrıları dindirir ve iyileşme sağlar. farklı bir kür olarak evde rahatlıkla hazırlaya bileceğiniz soğan kürünüde ; halka halka doğradığınız soğanları bir şişeye doldurup üzerine % 38-40 alkol oranlı bira veya votkayla doldurun.10 gün güneşte ve sıcakta bekletin.süzerek kullanacağınız şişeye boşaltın.kesilmiş uzuvlara pamuk yardımıyla sürün.çok faydasını göreceksiniz. kurutulmuş zamba kökünü toz haline getirip 1/4 litre suya yarım tatlı kaşığı kök tozunu geceden bırakın.ertesi gün 1-2 fincan yudum yudum için.... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

25 04 2016

Fıtık Çeşitleri, Nedenleri,Belirtileri

Fıtık, karın bölgesinde bulunan iç organların ya da başka bir dokunun hassas olan bir kas alanından fırlayarak cilt altında şişkinlik oluşturmasıdır. Başka bir deyişle fıtık, bağırsağın karın duvarından dışarıya doğru yaptığı şişkinliktir. Tıp dilinde hernia olarak adlandırılır. Karın bölgemiz güçlü kaslarla çevrilidir. Bu güçlü kaslar sayesinde bağırsaklarımız onca basınca rağmen koruma altındadır. Fakat bu kaslarda oluşabilecek bir hassasiyet bağırsakların da muhafaza edilmesini engeller ve zayıf olan bölgedeki şişkinlikten bağırsak dışarıya fırlar. Derinin altından dışarıya fırlayan bu şişlik öksürme veya herhangi bir zorlama sonucu ortaya çıkar, hasta yatağına uzanınca kaybolur. Fıtıklar vücudun farklı yerlerinde görülebilir. En sık karşılaşılan fıtık çeşitleri kasık ve uyluk fıtıkları, göbek fıtıkları ve mide fıtıklarıdır. Ayrıca ameliyatlardan sonraki hassaslaşmadan dolayı o bölgede de fıtık oluşabilir KASIK VE UYLUK FITIKLARININ NEDENLERİ Kasık fıtıkları daha çok erkeklerde, uyluk fıtıkları ise daha çok bayanlarda görülür. Kasık fıtıklarının erkeklerde daha sık görülmesinin başlıca nedeni kasık bölgesinin yapısal olarak erkeklerde daha hassas olmasıdır. Kasık fıtıkları doğuştan olabilir. Fakat zaman içerisinde o bölgeyi zayıflatan olaylar neticesinde de fıtık olunabilir. Karın içi basıncı arttıran herhangi bir olaydan sonra (öksürük, zorlayarak idrara çıkma, ıkınma gibi) karın boşluğu duvarının dışarıya itilip küçük bir kese oluşturmasıyla kasık fıtığı ortaya çıkar. Karındaki basıncın zamanla artması kesenin daha da büyümesine ve bağırsağın bir kısmının bu kesenin içine kaymasına neden olur. Bu olaydan sonra ağrı ve şişkinlik hissedilir. Bu şişkinlik tedavi edilmezse daha aşağıya kasık kanalına doğ... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

25 04 2016

Miyom Nedir ve Nedenleri

Miyomlar kanser riski taşımayan (iyi huylu) ve adet gören kadınların rahminde veya rahim ağzında gelişen tümörlerdir. Miyomun diğer bir adı da fibroid tümördür. İç üreme organlarının bulunduğu pelvis bölgede en sık rastlanan tümör türüdür. Aşağı yukarı her beş kadından birinde çocuk doğurma çağındayken miyom oluştuğu saptanmıştır. Genellikle 30 yaş üstü kadınlarda görülmesine karşın nadir de olsa 20 yaş altındaki genç kadınlarda da miyoma rastlanabilir. Kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin bir araya gelerek miyom oluşmasında rol oynadıkları düşünülmektedir. Özellikle de düzenli olarak jinekeologa giden kadınlarda erken fark edilir ve takibe alınır. Korkulacak bir durum söz konusu değildir. Miyomlar adet kanamalarının düzensizleşmesine, uzun sürmesine, ağır kanamaya ve ağrıya yol açabilir. Cinsel ilişki sırasında ağrı, karında şişlik, kabızlık ve sık sık idrara çıkma isteği görülebilir. Miyomların kısırlığa neden olması ise oldukça ender bir durumdur. Miyom tedavisi genellikle ameliyatla miyomların temizlenmesi ya da rahmin alınmasıyla gerçekleştirilir. Rahmin alınmaması için erken teşhis önemlidir. Tıp dünyasındaki gelişmeler ışığında uygun vak’alarda artık miyom tedavileri rahmi almadan, ameliyatsız bir şekilde yapılmaya ve bu tedavi şekilleri yaygınlaşmaya başlamıştır. Miyom embolizasyonu veya akustik miyom tedavisi son günlerde öne çıkan tedavi şekilleridir. Şikayete yol açmayan ve rutin kontrollerde fark edilen, küçük miyomlar hemen temizlenmelidir diye bir durum söz konusu değildir. Doktor tarafından ilk önce takibe alınırlar ve büyüyüp büyümedikleri bell... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

25 04 2016

Koroner Bypass Ameliyatı

  Halk arasında damar sertliği(ateroskleroz) bilinen damar içi duvarına yerleşip damarlarda darlıklara neden olmaktadır. Belirtiler göğüs ağrısı ile başlayıp kalp krizine kadar ilerler. Yani kalbe atar damarlardan ulaşan kan miktarı yeterince az olduğunda ani krizlere neden olmaktadır. Bunun sonucunda hastalar sağlık kuruluşuna başvurduğunda anjio işlemi uygulanır ve tıkalı damar açılır ya da stent konularak atar damarların tıkanması ihtimali azaltmak adına stent adı verilen kan akışını sağlayan kafes şeklinde bir parça konulmakta ve tıkalı atar damardan istenilen seviyede kan akışını sağlamaktır. Gelelim asıl konumuza; Kimlere Bypass yapılır? Balon ve stent işlemlerinde istenilen damar akışına ulaşılamadığı zamanlarda Bypass işlemi uygulanmaktadır. Ayrıca birden fazla tıkalı damar söz konusu ise Bypass işlemine başvurulur. Bypass işlemi genel anestezi altında yapılır yaklaşık 4 saat sürmekte ve dolaşım ve solunum bir makineye bağlı şekilde sürdürülür. Makine insan yaşamının devamı için solunum ve dolaşımı yaşamsal sürdürülebilirliği sağlamak için gerekli olan organlara kan ve solunumu iletir. Ateroskleroz tekerrür edebilen bir hastalıktır. Bu hastalığa neden olan faktörler yaş , cinsiyet, genetik aileden gelen bir faktörde etki etmektedir. Ameliyattan sonra gerekli kontroller için kesinlikle zamanında doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Ayrıca sigara kullanılmamalı, egzersiz yapılmalı ve yağ ve tuz tüketimi kesinlikle azaltılmalıdır.... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

25 04 2016

Lazer Epilasyon Hakkında Bilmemiz Gerekenler

  Lazer güvenli midir? Tıbbın önemli teknolojik buluşlarından olan lazer son 30-40 yıldır gelişerek bir çok alanda (göz ameliyatlarından diş dolgusuna kadar) güvenle kullanılmaktadır.Bu kullanım alanlarından bir yenisi de lazer epilasyondur. Doğru vakada doğru lazer ve doz seçilerek güvenli kullanım sağlanır. Lazerin birikici etkisine (Kanser yapıcı) rastlanmamıştır. FDA (Amerikan gıda ve ilaç dairesi) onaylı cihazlar ABD ‘den İngiltere’ye, Avustralya’ya kadar birçok gelişmiş ülkede kullanılmaktadır. Lazer nasıl epilasyon yapar?   Lazerin epilasyon yapma mekanizması; milisaniyelik atışlarla cilde uygulanan lazer ışını, çevre dokuya zarar vermeden cildi geçerek seçici olarak kıl kökünde yoğunlaşır, burada ısı oluşturur ve kıl kökünü tahrip eder. Birbirini izleyen ortalama 6 seans sonunda uygulama yapılan bölge tüylerden arınır. Lazerin geleneksel yöntemlere üstünlüğü nedir?  Tüm dünyada yaygın kullanımı ile elde edilen deneyimler, lazerin diğer yöntemlerle kıyaslanamayacak kadar güçlü olduğunu kanıtlamıştır. Kalıcı olması, yok denecek kadar az acı oluşturması, kısa sürede büyük alanlarda uygulanabilmesi, özel bakım gerektirmemesi diğer üstün özellikleridir Lazer epilasyon nasıl uygulanır? Tedavi edilecek alan temizlenir .Bu bölgeleki uzun kıllar kısaltılır. Lazer enerjisi deriden geçip kıl folikülündeki siyah pigment tarafından emilir. Saniyeden daha kısa sürede uygulama alanındaki kıl kökleri etkisiz hale getirilir. Tedavi edilecek alanın genişliğine bağlı olarak işlem birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürebilir. Tedaviden sonra, en fazla iki hafta içinde kıllar kendiliğinden dökülür. İşlemden hemen sonra günl&uum... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

20 04 2016

SPERM SAĞLIĞI NASIL İYİLEŞTİRİLİR?

  SPERM SAĞLIĞI NASIL İYİLEŞTİRİLİR?   Sperm Sağlığı Nasıl İyileştirilir”veya “Sperm Kalitesi Nasıl Artırılır”tarzında birçok soru bebek sahibi olmayı arzulayan erkeklerin sürekli olarak kafasında olan soru işaretidir.   Sperm sağlını geliştiren faktörler sperm kalitesi ve sayısını da artıracaktır. Peki nasıl geliştirilir? İşte cevabı; 1- Öncelikle Koruyucu Önlemler Alınmalı Testisler, vücut sıcaklığında olmaması gereken organlardır. Bu nedenle doğumun hemen öncesi yada hemen sonrasında skrotum adı verilen testis torbasına inerler. Diğer bir deyişle spermler vücut sıcaklığına üretilmezler, onların yeri serin olmalıdır. İşte testisleri serin tutmak için bazı ipuçları: Dar kot pantolon yada sıkı kıyafetlerden kaçının ve kaçının; Dar kilotlar giymekten kaçının. Bunun yerine geniş pamuklu iç çamaşırları giyinin. Sauna ve sıcak banyolara gitmeyi bırakmayı deneyin. Düşük Libidoya Son 2- Stresi Kontrol Altına Alın Stres, düşük sperm sayısının önemli nedenlerinden biridir. Eğer uzun saatler çalışmak zorunda kalıyor ve dinlenmeye fırsatınız yoksa stressiz gününüzün olması kaçınılmazdır. Stresli olduğunuzda, vücudunuz stres hormonu salar ve bu da vücuttaki testosteron düzenlenmesinden sorumlu olan Leydig hücrelerini bloke eder. Aşırı stres altında olduğunuzda vücudunuzun sperm üretimini durdurması da mümkündür. Bu nedenle stres düzeyini kontrol etmek önemlidir. Eğer stresli biriyseniz stresi azaltmak ve sakin kalmanıza yardımcı olmak için gün boyunca gevşeme teknikleri uygulamak en iyisidir. Yanı sıra fikrinizi ve vücudunuzu sağlıklı tutmak için spor, yoga ve meditasyon yapabilirsiniz. Düşük Testosteron... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

20 04 2016

BURUN KILLARI NASIL ALINIR

BURUN KILLARI NASIL ALINIR   Burun kıllarımız belli bir amaç için varlar. Soluduğumuz havanın burundan geçişi sırasında böcek, bakteri ve diğer yabancı ve kirleticileri unsurların yakalanmasını sağlar. Ancak bazen fazla olması rahatsız edici olabilir.   Burunda eğer bu şekilde fazla kıl varsa uygun yollarla alınabilir. Ancak bağışıklık sistemini tehlikeye sokacak şekilde alınmaması gerekir. Kılları kırpma çekmeye göre daha güvenli bir yoldur. Sadece burundan dışarı sarkan ve çıkan kılları kısmanız yeterli olacaktır.   MAKAS İLE ALMA YÖNTEMİ Burun deliğine uygun küçük başlı sığabilecek bir makas bulun.Başkası tarafından kullanılmış veya ortak kullanılan makasları kullanmaktan kaçının. Yuvarlak çocuk makaslarını veya kumaş kesme gibi işlerde kullanılan makasları tercih etmeyiniz. Kırpma işleminin mümkün olduğunca temiz ve pürüzsüz olmasını sağlamalısınız. Eğer bulabilirseniz özel burun kılı kırpma makaslarını bulunuz.Kulak ve burun gibi dar ve hassas bölgelerdeki kılları kırpmak için tasarlanmış özel yapılı makaslar bulunmaktadır. Bu tür makasları eczaneler ve kozmetik mağazalarında bulabilirsiniz. Makasları kullanmadan önce su ve antibakteriyel sabun ile yıkayıp havlu ile kurulayınız. Makası sterilize etmek için antiseptikler kullanmayı düşünebilirsiniz. Eğer diğer insanlar tarafından kullanılmışlarsa mikrop ve bakteri taşıma riskinden dolayı özellikle sterilize edilmesi önemlidir. Hasta olduğunuzda kıllarınız kırpmaktan kaçının. Ayrıca burnunuzun temiz ve kuru olduğundan da emin olun. Gerekirse herhangi bir mukus yapışmasına karşı burnunuzu sümkürerek temizleyiniz. Eğer grip veya nezle gibi bir soğuk algınlığı ya da bir sinüs enfeksiyonu ile mücadele ediyorsanız, burun kıllarını tıraş etmeden &ou... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

20 04 2016

Erkekte Saç Dökülmesi

  Saç dökülmesi erkekler arasında yaygın görülen bir problemdir. Erkeklerin yaklaşık %85’inde 50 yaşından sonra saç dökülmesi görülür. Bazılarında ise daha 21 yaşına varmadan dökülme başlar. Saç dökülmesi ile ilgili mitler   Bir şapka takılması kelliğe neden olur mu? Hayır. Aynı zamanda saçlarınız arasında parmaklarınız gezdirmeniz de saç dökülmesine neden olmaz. Saçları tarama, fön çekme, şekilde verme ve düzleştirme gibi işlemleri de benzer şekilde saç dökülmesi nedeni değildir.   Sigara bırakma saç dökülmesini önler mi? Sigara kullanımı ile kelliğin kötüleşmesi arasında açık bir ilişki var. Bu nedenle eğer sigarayı bırakmayı düşünüyorsanız bunu erken yapmanız saçlarınız için de faydalı olacaktır. Saç dökülmesi sağlık açısından ne anlama gelmektedir? Saç dökülmesi veya “alopesi” doktorlar tarafından genellikle endişe verici bir tıbbi sorun olarak görülmemektedir. Ayrıca sağlığınıza da zarar vermez. Ancak dış görünüm açısından rahatsız etmesi ve endişe yaratması muhtemeldir. Nedeni nedir? Erkeklerde kellik ile sonuçlanan saç dökülmelerinin çoğu genetiktir ve ebeveynlerden gelir. Diğer nedenleri arasında ise bazı ilaçların kullanımı, çok fazla A vitamini ya da yetersiz protein düzeyleri gösterilebilir. Hastalık ya da stres de “telojen” olarak adlandırılan ani, ağır dökülmelere yol açabilir. Durumun iyi tarafı; kelliğe neden olmayan saç dökülmesinin tersine çevrilebildiğidir.  Mevcut saçlarınızı koruyun Var olan saçlarınız korumak, dökülen saç... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

19 04 2016

PROSTAT

  Prostatın genel görünümü Prostat, mesane ve penis arasında yer alan ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Rektumun hemen önünde yer alır. Mesaneden gelen idrar prostat bezinin içinden geçerek penise ulaşır ve oradan da dışarı çıkar. Prostat aynı zamanda spermleri besleyen ve koruyan sıvıyı da üretir. Boşalma sırasında, prostat üretra içine bu sıvıyı aktarır ve meni ile birlikte dışarı atılır. Vas deferens, testislerin içinden spermleri seminal veziküllerin içine getirir. Boşalma sırasında seminal veziküller meni sıvısına katkıda bulunur. Prostat Sorunları Prostatit: Bazen enfeksiyon nedeniyle prostat bezinin enfekte olmasıdır. Bazı durumlarda, bu durum antibiyotikler ile tedavi edilir. Prostat büyümesi: Benign prostat hipertrofisi veya BPH olarak adlandırılan prostat büyümesi daha çok 50 yaşından sonra görülür ve idrar yapma güçlüğü şeklinde belirti verir. Bu yaşlardan sonra erkeklerin çoğunda prostat bezinde büyüme görülür. İlaçlar ya da cerrahi girişimler ile BPH tedavi edebilir. Prostat kanseri: Cilt kanseri dışında erkeklerde en sık görülen kanser biçimidir, ama prostat kanserinden ölme riski düşüktür. Ameliyat, radyasyon, hormon tedavisi ve kemoterapi gibi işlemler prostat kanserini tedavi etmek için başvurulabilir. Bazı erkekler ise tedavi için ertelemeyi ve beklemeyi tercih eder. Prostat Testleri Parmakla rektal muayene (PRM): Fiziki yapılan bu muayeneden doktor kayganlaştırıcı sürülmüş eldivenli parmağını rektuma yerleştirerek prostatı hissetmeye ve muayene etmeye çalışır. PRM bazen prostatit, prostat kanseri ya da prostat büyümeleri, topaklar veya nodüllerin tespitinde kullanıl... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

19 04 2016

ERKEKTE KISIRLIK

  Çiftlerin yaklaşık yüzde 15 kadarı kısırdır. Bu, eşlerin korunmasız şekilde bir yıl ve daha uzun bir süre cinsel ilişkiye girmelerine rağmen çocuk sahibi olamamaları anlamına gelmektedir. Bu çiftlerin yaklaşık yarısında ise erkek kısırlığı rol oynar. Erkek kısırlığı düşük sperm üretimi, anormal sperm fonksiyonu ya da sperm aktaran kanallardaki tıkanıklıklardan kaynaklanmaktadır.  Hastalıklar, yaralanmalar, kronik sağlık sorunları, yaşam tarzı seçimleri ve diğer faktörler de erkek kısırlığında rol oynayabilir. Çocuk sahibi olamamak eşler için stresli ve sıkıntılı bir hal alabilir. Ama erkek kısırlıklarının bazılarının tedavi edilebilir olduğunu da unutmamak gerekir. NEDENLERİ Erkek kısırlığı karmaşık bir süreçtir. Eşinizin hamile kalması için şunların olması gerekir: Öncelikle sağlıklı sperm üretiminin olması gerekir. Bunu sağlayan ise ergenlik ile beraber gelişen ve olgunlaşan erkek üreme organlarıdır. Sperm üretimi için en azından testislerden birinin düzgün çalışması ve testosteron ve diğer hormonların üretilmesinin tetiklenmesi gerekir. Testislerde üretilen spermlerin meni içine taşınması gerekir.Spermlerin testislerde üretildikten sonra meni içine karışıp boşalma ile dışarı atılması için hassas kanallardan taşınması gerekir. Meninin içinde yeterli miktarda sperme olması önemlidir. Sperm sayısının az olması yumurtanın döllenme şansını azaltır. Düşük sperm sayısı, meninin bir mililitresinde 15 milyondan veya boşalma başına 39 milyondan daha az sperm sayısı demektir. Sperm sayısının yeterli olmasının yanında fonksiyonel olması ve hareket edebilmesi de gerekir. Eğer spermlerin hareketleri (motilite) ya da işlevleri anormal ise, eşinizin yumurtasına ulaşamayabilir. Tıbbi nedenler Erkek... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

19 04 2016

İDRARDA SEMEN YADA MENİ GÖRÜLMESİ

                    İDRARDA SEMEN YADA MENİ GÖRÜLMESİ İdrarda meni normalde bulunmaz. Fakat bulunuyorsa bunun yaygın nedenleri arasında prostat büyümesi,retrograd ejakülasyon (kendi içine boşalma) ya da meni önceki ilişki veya mastürbasyon nedeni ile üretra içinde kalan kısmın idrar ile dışarı akmasıdır. İdrarda sadece küçük bir miktar meninin bulunması genellikle fark edilmez. Birçok erkek bir doktorun kendisini fizik muayene yapana kadar bunun farkına varmaz. Eğer meni idrar yaparken fiziksel olarak fark edilir ise, muhtemelen idrar yaptıktan hemen sonra yada önce hafif bir sızma olarak görünecektir. Belki idrarda semenin en sık nedeni, erkeğin boşalmasından kısa bir süre sonra idrarını yaptığında fark edilmesidir. Bu genellikle çok küçük bir miktarda olduğu için çoğu kişi bunun farkına dahi varamaz. İdrarda meninin başka bir olası nedeni ise şişmiş yada büyümüş prostattır. Meninin bileşiminde yer alan seminal sıvı prostat bezinin içinde üretilmektedir ve idrar yapma zamanında bunun bir kısmı kaçak olarak dışarıya sızması olasıdır. Tabiî ki sadece buna bakarak prostat büyümesi teşhisi konmamalıdır. Prostat genişlemesinin diğer belirtileri arasında acil idrara çıkma isteği ve tamamen idrar yapamama yada idrarı boşaltamama gibi yaygın görülen belirtiler de yer almaktadır.  Bu belirtiler olan herkes fiziksel değerlendirme için bir doktora görünmelidirler. Retrograd ejakülasyon idrarda meni görülmesinin başka bir potansiyel nedenidir. Böyle bir durumda kişi boşalma sırasında meninin dışarı çıkması yerine meni idrar yolu içine geriye gider. Yani buna Türk&cce... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Aft Nedenleri ve Tedavisi

  Aft Nedir Ağızda tekrar eden yaralara aft denir. Ağrılı olmaları nedeniyle pek çok kişi için oldukça önemli bir problemdir aft. Toplumun hemen hemen %30′unda görülebilmektedir. Genellikle 30 yaş civarında ortaya çıkmaktadırlar ama 18 yaştan aşağı çocukların da 3′de 1′inde aft şikayeti mevcuttur. 3 şekli vardır. Küçük aftlar, büyük aftlar ve herpetiform denilen aftlar mevcuttur. En çok minör aftları yani küçük aftları görürüz. Bunlar 5 mm’den küçük çaptaki aftlardır. Büyük aftlar genellikle özel hastalıklarla ortaya çıkar. Bunlar 1-3 cm çapındaki aftlardır. Herpetiform aftları ise sayısı 100′e kadar çıkabilen küçük küçük aftlardan oluşan bir tablodur. Aft Nedenleri Aft nedenleri arasında genetik bir faktör sayılabilir. Bazı kan hastalıkları , bağışıklık sistemi hastalıkları afta neden olabilir. Behçet hastalığı gibi hastalıklar aftla kendini belli edebilirler. Özellikle zaten behçet hastalığı aftla ilk kendini belli ettiği için bu yönden araştırmak çok önemlidir. Bunun dışında kansızlıklar, vitamin eksiklikleri afta neden olabilir. Aynı zamanda bazen uçuk virüsü de aft nedeni olabilmektedir. Travmalar ve bazı gıdalar aftı tetikleyebilir. Özellikle sert diş fırçalarının kullanılması veya dilin ısırılması aftı başlatabilir. Bunun dışında afta neden olan en önemli faktör aslında behçet hastalığıdır. Aft Tedavisi Aft tedavisinde öncelikle hastalığın neden olduğunun teşhisi gereklidir. Diyelim ki tetkikler yapıldı, eğer bir problem varsa işte kansızlık vitaminsizlik gibi, zaten bunun üzerinde gidilir. Herhangi bir şey alerji yapıyorsa bundan kaçınılır. Hasta behçet hastasıysa e... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Diş Gıcırdatma Tedavisi ve Botoks

  Diş Gıcırdatma Tedavisi Uzmanlar, diş gıcırdatmasının bir zaman sonra diş kayıplarına gidebilen sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunarak, “botoks” enjeksiyonu ile kastaki stresin ve aşırı çiğneme kuvvetinin ortadan kaldırılarak ilgili kasta rahatlama sağlandığını belirtiyor. Geceleri istem dışı dişlerinizi sıkıyor, gıcırdatıyor, buna bağlı dişlerde aşınma sorunu yaşıyor, soğuğa karşı hassasiyet ile karşılaşıyor ve ilerleyen süreçte dişlerinizi kaybetme riski mi taşıyorsunuz? Gıcırdatma sonucunda şakak ve yanak bölgesinde kasların aşırı çalışmasından dolayı kas ve baş ağrısı yaşıyor, çene ekleminde çıtırtı ve kenetleme ile karşılaşıyorsanız, tıbbın birçok alanında kullanılan “botoks” ile bu sıkıntılar ortadan kalkıyor. Uygulama ile kasa herhangi bir zarar verilmediğine, çiğnemeyle ilgili hiçbir sorun yaşanmadığına dikkat çekiliyor. Diş gıcırdatma alışkanlığının psikolojik kökenli bir sorun olup, günlük stresler ve kontrol altına alınamayan diğer duyguların uykuda meydana gelen diş gıcırdatmaya neden oldmaktadır. Tedavinin ihmal edilmesi halinde dişlerde ve çene eklemlerinde birtakım sorunlar ortaya çıkabilmekte, dişlerin birbirleri ile sürtünmesi sonucunda diş yüzeylerinde aşınmalara, bu durumun da özellikle ön dişlerde kısalmaya neden olmaktadır. Uzun süreli diş sıkma sonucunda dişlerde çatlak ve kırıkların oluşurken, ani diş sızlamaları başlayabilir ve yıllar süren gıcırdatma sonucu dişler kemik desteğini kaybederek sallanmaya ve düşmesine neden olabilir. Özellikle şakak ve yanak bölgesindeki kasların aşırı çalışması bu bölgelerde kas ağrısına ve bu da zamanla baş ağrısına sebep olur. Çene eklemine aşırı yüklenme nedeni ile eklemde ağrı, çıtırtı ve kenetlenme olabilmektedir. &Cce... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Kadınlarda Ağız ve Diş Sağlığı

  Kadınlarda Ağız ve Diş Sağlığı Ağız ve diş sağlığının devamlılığını sağlamak için yaşam boyu etkili ve yeterli bakım gereklidir. Ancak kadınlarda ağız diş bakımı, yaşamlarının belirli bölümünü alan puberte, bebek emzirme, hamilelik, mensturasyon ve menapoz, dönemlerinde ayrıcalık göstermektedir. Hamilelik Ağız Sağlığını Nasıl Etkiler ? Hamilelik sırasında anne dişlerinden kalsiyum kaybı ve her hamilelikte annenin bir dişini kaybedeceği yanlış bir inanıştır. Fakat hamilelik sırasında ağız sağlığında bazı değişikliklerin olacağı da bir gerçektir. En önemli değişiklik östrojen ve progesteron hormon düzeylerindeki artış olup, bu durum da dişler üzerindeki plak birikiminin artması ile bağlantılıdır. Eğer plak uzaklaştırılmazsa dişeti iltihabına (gingivitis) neden olur. Bu durum “hamilelik gingivitisi” adını alır. Dişeti kırmızı, hacim olarak artmış, hassas ve kanamalıdır. Bu tablo daha çok 2. üç aylık dönemde hamile kadınların çoğunluğunu farklı şiddette etkiler. Eğer gingivitis zaten mevcutsa hamilelik sırasında şiddeti artabilir ve tedavi edilmezse periodontitise ilerleyebilir. Hamile kadınlarda aynı zamanda “hamilelik tümörü” gelişme riski de vardır. Bunlar dişeti büyümelerinin irritasyonu sonucu oluşan iltihabi lezyonlardır. Genellikle kendi haline bırakılmakla beraber, hastaya rahatsızlık veriyorsa veya çiğneme, fırçalama ve diğer ağız bakımı işlemlerini engelliyorsa dişhekimi tarafından alınmalıdır. Dikkat Edilmesi Gerekenler Hamilelik döneminde vücuttaki dengenin bozulması dişlerin çabuk çürümesine uygun bir ortam oluşturur. Bu dönemde tatlıya, abur-cubura olan düşkünlük artar. Bu gıdalar alındıktan sonra fırçalama yapılmazsa ağızda bakterilerin üremesi için uygun ortam hazırlanmış olur, dol... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Diş Eti Kanamalarını Hafife Almayın

Basit bir rahatsızlık olarak düşünülen diş eti kanaması, ağız sağlığını tehdit ediyor. Uzmanlar, halk arasında basit bir hastalık olarak bilindiği için yeterince önemsenmeyen diş eti kanamasının, çürük olmasa bile sağlam diş kayıplarına neden olabileceğine dikkati çekmekle beraber  diş eti kanamasının ciddi ağız ve diş sağlığı sorunlarına yol açmaması için kanamaya neden olan etkenlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Ağız bakımının sağlıklı yapılmaması, gebelik dönemindeki hormonal değişiklikler, bazı damar hastalıkları ya da kalıtımsal nedenlerin diş eti kanamasına yol açarken, özellikle Kurban Bayramı ve hemen sonrasında etin sık tüketilmesi bu durumda dahada dikkat edilmesi gerekiyor. Etin sık tüketilmesi de kanamaya yol açan etkenleri artırabilir. Kanama, kontrol altına alınmazsa iltihabi bir reaksiyona yol açarak, dişi tutan kemik dokusunu eritebilir. Böylece hiç çürük olmadığı halde dişte oynamalar başlayabilir. Kaybolan dokunun telafisi mümkün olmadığı için de sağlam diş kayıpları meydana gelebilir. Diş Eti Kanaması Nasıl Durdurulur Diş eti kanaması ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır. Bu hastalığın önlenmesi için kanamaya neden olan etkenlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu etkenler diş taşı veya dokular olabilir. İltihabi reaksiyon oluşmuşsa iltihap, ilaç tedavisi ile kurutulmalıdır. Bunların yanı sıra fırçalama ihmal edilmemelidir. Tuzlu ılık su ile gargara yapmak da faydalıdır. Ağır durumlarda ise kanamaya yol açan etkenlerin ortadan kaldırılması için diş hekimine başvurmak gerekir. Diş Eti Kanamasını Önlemek İçin Neler Yapılmalı: Diş etlerinizi fluorürlü bir diş macunuyla günde en az iki kere veya mümkünse her yemekten sonra fırçalayın. Günde en az bir k... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Diş Çürüğü İhmale Gelmez

  Diş Çürümesi Diş çürüğü dişte madde kaybına sebep olan, dişin yapısını bozan ve kendiliğinden düzelmeyen bir hastalıktır Çürük dişte yarattığı madde kaybı ve renk değişimiyle fark edilebilir. Bazen de dişler arasında gizli kalabilir ve ancak diş hekiminin yardımcı tanı araçlarıyla teşhis edilebilirler. Diş Hekimi Muzaffer Buyan “Diş çürükleri” hakkında bilgi verdi. DİŞ ÇÜRÜĞÜ NEDEN OLUŞUR? 1. Bünyesel etkenler (dişin yapısı, tükürüğün yapısı, tükürüğün miktarı vb.) 2. Yoğun karbonhidratlı gıdalarla beslenme (şekerli,unlu gıdalar) 3. Bakteri plağı ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. 4. Duyarlı bir diş yüzeyi Bakteriler Plaklar İle Dişe Tutunuyor Dişler iyi temizlenmez ise diş yüzeyinde gıda artıkları ve mikroorganizmalar birikir. Ağız içindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri de kullanarak bu artıkları saydam yapışkan bir madde haline getirir ve dişlerin üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak adı verilir. Plak bakterilerin dişe tutunmasını kolaylaştırır. Şekerli maddelerin içinde bulunan asitin yanında bakteriler de asit oluşturabilmektedir. Ağız pH’ındaki bu asit artışı diş minesinde demineralizasyona sebep olur. Diş minesinde oluşan minik delikler giderek genişler ve oyuk halini alır. Bu oyuklar çürük ilerlediğinde dişlerde yemek artıklarının dolabileceği büyüklüklere erişebilir. Müdahale gecikirse önce sıcak-soğuk hassasiyeti devamında ise dişte ağrı oluşabilir. Plak oluştuktan sonra çürük oluşumu için zemin hazırlanmış olur. ŞEKERİ AZALTMAK TEK BAŞINA YETMEZ Bakterilerin bir kısmı şekerden asit yaparak minenin inorganik örgüsünü bozarlar, bir kısmı da minenin ... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

İmplant Tedavisi

  İmplant Tedavisi İmplant tedavisinde, lazer yüzeyli implantlardan, diğerlerine göre daha yüz güldürücü sonuçlar alınıyor Doktor Ali Arif Özzeybek, tedavide kemik kaybının az olmasının, implantın hem daha uzun ömürlü olmasını hem de estetik açıdan problem ortaya çıkmasını engellediğini bildirdi. Güney Kore’de yapılan Dünya İmplant Kongresi’nde açıklanan, 5 yıllık bir araştırmanın sonuçları hakkında bilgi veren Özzeybek, ”lazer lok” denilen lazer yüzeyli implantların kullanıldığı hastalarda ”kemik kaybının yok denecek kadar az olduğunun saptandığını” söyledi. Araştırmayla diğer sistemlerle yapılan implantlarda 1-2 milimetrelik kemik kaybı belirlendiğini, lazer yüzeylilerde ise bu kaybın ilk bir yılda sadece 0.59 milimetre olarak bulunduğunu ifade eden Özzeybek, ”Kemik kaybının az olması, implantın hem daha uzun ömürlü olmasını hem de estetik açıdan problem ortaya çıkmasını engelliyor” dedi. özzeybek, aynı kongrede açıklanan bir diğer araştırmada ise kemiklerin ince ya da iki diş arasındaki boşluğun dar olduğu bölgelerde kullanılan 3 milimetrelik lazer sistemli implantların, aynı uzunluktaki diğer implantlara göre daha kuvvetli olduğunun belirlendiğini anlattı. Dr. Ali Arif Özzeybek, ”Lazer sistemli implantların çiğneme esnasında uygulanan kuvvete karşı daha dayanıklı olduğu belirlendi. Bunlarda kırılma, etrafında kemik kaybı ve vida gevşemesi, diğerine göre yok denecek kadar az bulundu” bilgisini verdi. “KALÇADAN KEMİK YAPACAĞİZ” Ağızda kemik kaybının yoğun olduğu hastalarda, ”kemik tozu” kullanılarak uygulanan tedavinin yerini, artık hastanın kalça bölgesinden alınarak elde edilen kök hücre naklinin aldığını bildiren... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Diş Telleri Mi? Hiç Korkmayın !

Diş Telleri Mi? Hiç Korkmayın ! Diş Telleri Diş sağlığında son yıllarda öne çıkan önemli tedavi yöntemlerinden biri de ortodontik tedavi yani diş telleri… Sağlıklı, güzel bir ağız ve gülümsemeye sahip olmanın yollarından biri de diş telleri kullanmak. Diş ve Çene Hastalıkları Uzm. Uz. Dr. Emek Kurtoğlu anlatıyor… Bu trendin öncüsü pek çok ünlü isim de diş sağlığına verdikleri önemi, diş telleriyle objektiflere gülümseyerek yansıtıyorlar. Toplumun yükselen kültür seviyesinin göstergesi olarak bilinçli bireylerin tercih ettiği ortodontik tedavi (diş telleri) aynı zamanda yeni, keyifli bir aksesuar olarak kabul görüyor. Bu diş telleri sayesinde kendi doğal dişlerinizle estetik ve güzel bir diş dizisine, gülümsemeye sahip olabiliyorsunuz. Yetişkinler de diş teli kullanıyor Artık erişkinler de sıklıkla ortodonti tedavisi için uzmanların kapısını çalıyor. Çünkü tedaviler sanıldığı kadar uzun sürmüyor. 3 ile 6 ay arasında tedavi edilen vakalar var. Dişlerdeki çapraşıklıkların düzeltilmesi ile önemli bir estetik kazanım olduğu gibi bu bölgelerin daha kolay ve etkin temizlenmesi sağlanıyor böylece çürük ve dişeti hastalıklarının önüne geçilmiş oluyor. Çapraşık ve düzensiz dişler ağız bakımını zorlaştırıyor. Ne kadar düzenli ve özenli fırçalama yapılsa da yeterli bir bakım sağlanamıyor. Düzgün diş dizisi olmayan kişiler, ara yüz çürükleri ve ağız kokusuyla kliniğimize başvuruyorlar. Hatta sağlıksız ve düzensiz dişler ileri derecede diş eti iltihabı ve kemik erimesine yol açabiliyor. Bazı vakalarda ortodontik tedavi ile yeniden kemik oluşumu sağlanarak dişeti iltihabı nedeniyle kaybedileceği düşün&u... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Ağız Kokusu Boşanma Sebebi

Ağız Kokusu Boşanma Sebebi Bakteri plağı oluşumunun önüne geçmek için düzenli fırçalama ve diş ipi kullanılmalı Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı ve Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Niğiz, ağız kokusunun boşanma sebebi olduğunu belirterek, “Bu nedenle koku diş kaynaklıysa bakteri plağı oluşturan yapıların ya da bakteri plağı oluşumunun önüne geçmek için düzenli fırçalama ve diş ipi kullanmak şart” dedi. Ağız ve diş sağlığının çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Remzi Niğiz, dişten ya da dişteki enfeksiyondan kaynaklı sorunların insan vücudundaki tüm organları da etkileyecek özellikte olduğunu söyledi. Prof. Dr. Niğiz, “Dişten ya da dişteki enfeksiyondan kaynaklı sorunlar genel sistemi de yani diğer organları da etkileyebilir özelliktedir. Apseli bir diş fokal enfeksiyon dediğimiz odak niteliğindedir ve bütün sisteme bu bölgeden mikrop gönderebilir, mikrop yayabilir. Bu yönden enfeksiyonlu ya da iltihaplı dişlerin muhakkak suretle tedavi ettirilmesi gerekir” dedi. İlerlemiş bir çürük dişin sinir dokusu denilen kan ve sinir yapılarından oluşan dokuları etkileyerek ağrıyı tetikleyebileceğini belirten Prof. Dr. Remzi Niğiz, bunun oldukça ciddi, şiddetli ve dayanılmaz ağrıları ortaya çıkardığını kaydetti. Prof. Dr. Niğiz, bu tür sorunlarla karşılaşmamak için rutin olarak 6 ayda bir diş kontrolünün yapılması önerisinde bulundu. Stresin diş ağrısını etkilediğini belirten Prof. Dr. Niğiz, bu durumun beraberinde farklı sorunlar getirdiğini söyledi. Niğiz, stresin diş ağrısından ziyade dişte birtakım parafanksiyonel denilen alışkanlıklara yol açabileceğini ifade ederek, “Stres diş gıcırtdartma ya da gece uykuda diş sıkılması ol... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Diş Ağrısında En Etki Çözüm Yazı Dizisi

  Diş Ağrısı Nasıl Geçer Diş ağrıları nedenleri arasında en sık görülen diş çürükleridir. Bu durum özellikle kötü veya yetersiz ağız hijyeninden kaynaklanır. Ağız içine yerleşen bakteriler şekerli ve unlu yiyecek kalıntıları ile asit oluşturur ve bu da dişin koruyucu tabakasını zayıflatarak çürüklere neden olur. Diş ağrıları genellikle zonklama şeklinde ve oldukça rahatsız edici olarak duyulur. Ağrı gittikçe şiddetlenir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Özellikle abse gibi iltihabi bir durum varsa dışarıdan farkedilecek kadar şişliklere neden olabilir. Sıcak ‘ soğuk hassasiyeti ve dişe bastırınca hassasiyet artar. Dişlerde minik kırılmalar görülebilir. Başlıca diş ağrısı sebeblerini ise kısaca şöyle sıralayabiliriz. Diş çürükleri ve diş abseleri Diş minesinin aşınması Diş eti hastalıkları Gömülü Dişler Diş Ağrılarında İlk Yapılması Gerekenler Dişiniz ağrımaya başladığında yapılacak ilk şey, dişin etrafını ve kendisini temizlemek yarım su bardağına bir çay kaşığı tuz eklenerek bu sıvı ile ağzı iyice çalkalamaktır. Tuzlu su genelde ağrının kesilmesine yardımcıdır. Ağrıyan dişin üzerine asla aspirin gibi ilaçları ezip koymayın bu tarz uygulamalar diş etlerinde tahriş yaratarak diş ağrısını şiddetlendirir. Diş ağrınızın yanı sıra şişlik varsa, diş iltihabı ilerlemiştir. Dişinizin şişen kısmına yani cilt üzerinden buzla yapılan kompres ağrıyı yavaşlatacaktır. Dişin üstünde oyuk varsa bir miktar karanfil yağı ağrıyı yavaşlatır. Fakat fazlası tahrişe ve ağrının artmasına neden olur. Alınan ağrı kesiciler iltihaplı dişteki ağrıyı sadece yavaşlatır. Bu nedenle üst üste ağrı kesici almamaya özen gösterin. Çünkü, iltihabın kuruması için antibiyotik kullanmanız şarttır. ... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

AĞRI DEĞİL ALARM

  AĞRI DEĞİL ALARM Tıbbi bir sorun olarak başlayan ağrı, hastayı ve çevresindekileri etkileyen sosyal bir sorundur Algoloji (ağrı) Uzmanı Prof. Dr. Fuat Güldoğuş, algoloji birimi konusunda bilgi verdi. Prof. Dr. Fuat Güldoğuş yaptığı açıklamada, “Algoloji; ağrı tanı ve tedavisi alanında özellikle kaynağı belirlenemeyen ağrılarda, girişimsel işlemlerle ağrının köken aldığı yeri belirleyerek tanıda; nedeni belli ağrılarda ise ağrı kaynağına yönelik ilaç tedavileri ve buna ek olarak girişimsel işlemlerle tedavinin sağlandığı bir yan dal uzmanlığıdır. Hizmet alanı oldukça geniş olup; uzun süreli ve ilaç tedavilerine dirençliağrıların kaynaklandığı ağrı yolaklarını belirlemek ve bu ağrı tiplerine göre ilaç ve ilaç dışı teknik tedavi yöntemlerini uygulayarak ağrıyı kontrol altına almak hedeflenir” diye konuştu. OMURİLİK BÖLGESİNE İĞNE TEDAVİSİ Ağrının, duysal, emosyonel ve sosyal özellikleri bulunan, kişisel bir deneyim olduğunu söyleyen Güldoğuş, “Ağrılı uyarı, sorunun olduğu yerdeki sinirler tarafından alınarak omurilik ve oradan beyine taşınır. Ağrılı uyaran beyine ulaştığında, ağrının yeri, şekli ve şiddeti kişi tarafından tanınmış olur. Ağrının beyine ulaşmasını engellemek için, ağrının oluştuğu yere, ağrıyı beyine taşıyan sinire veya tüm ağrıların vücuttan-beyine seyri sırasında mutlaka uğradığı bir istasyon olan omurilik bölgesine iğne ile ulaşılarak ilaç ve ilaç dışı teknik tedaviler uygulanabilir. Bu işlemler her bölge ve sinire yönelik ayrı bir teknik yaklaşım gerektirdiğinden, özel ve süreklilik isteyen bir eğitim gerektirmektedir. İşte bu teknik eğitim sistemi algoloji bilim dalı çatısı altında yapılmaktadır” şeklinde konuştu. AĞRI VÜCUDUN UYARISI Ağrının, genellikle alarm sistemi olarak vücudun b... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Ağrı Kesicilerdeki Tehlike

Ağrı Kesicilerdeki Tehlike Yüksek derecede bağımlılık yaptığı kanıtlandı Kronik ağrıları dindirmek için kullanılan ağrı kesici ilaçların, uyuşturucu etkisi nedeniyle yüksek derecede bağımlılık yaptığı ve dünya genelinde günde 40 kişinin bu nedenle hayatını kaybettiği bildirildi. Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezi’nin yayımladığı raporda, reçeteyle alınan ağrı kesicilerle ilgili suistimalin salgın boyutuna ulaştığı belgelendi. Uyuşturucu etkisi olan ağrı kesicilerin, kronik ağrıları dindirmek için reçete edildiği ancak bu ilaçların yüksek derecede bağımlılık yaptığı vurgulandı. Rapora göre, son 10 yıl içinde uyuşturucu etkisi olan ağrı kesicilerden kaynaklanan ölümlerin oranı üç kattan fazla arttı. Günde ortalama 40 kişinin bu şekilde öldüğüne dikkat çekildi. 1999’dan bu yana ABD ve Avrupa’da ağrı kesici ilaçların satışı yüzde 300 oranında artarken, Türkiye’deki iyimser rakamlar sevindiriyor. Ağrı Kesici ve Bağımlılık Adana Eczacı Odası Başkanı Ersun Özkan, ağrı kesiciye bağlı olarak resmi kayıtlarda herhangi bir ölüm olayı yaşanmadığını belirterek, “Yurtdışında bu tip ilaçlar marketlerde satılıyor ve gelişi güzel kullanılabiliyor. Türkiye’de ise ilaçlar eczanede satıldığı için, ilaç verilirken kullanım hakkında bilinçlendiriliyor” dedi. Basit ağrı kesicilerin bile günlük kullanım miktarının artması halinde bağımlılık yapabileceğini söyleyen Özkan, “İlaç, mutlaka uzmanına danışılarak kullanılması gerekiyor. Yüksek bağımlılık yaratacak farklı ilaçlar yeşil ve kırmızı reçete ile satılıyor. İlaç kullanımına bağlı olarak Türkiye’de herhangi bir tehdit yok” dedi.... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Diz Ağrısı

Diz Ağrısı Düzenli egzersiz ile ön diz ağrılarından korunmak mümkün Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü Uzmanlarından Opr. Dr. Yılmaz Şahin ön diz ağrıları, tanı ve tedavisi konusunda bilgiler verdi. Şahin, “Ön diz ağrıları, aslında diz yakınmalarının önemli bir kısmını oluştururlar. Özellikle sporcularda diz kapağına aşırı bir yük biner. Bu aşırı yüklenme diz kapağının altındaki kıkırdak ve altındaki kemiğe aşırı yük bindirir ve ağrıya neden olur. Fakat bu bulguların çıkması için mutlaka sporcu olunması gerekmez. Ev hanımlarından ofis çalışanlarına kadar çok geniş bir yelpazede de bu tür ağrılar görülür. Hastalarda merdiven iner-çıkarken, çömelip kalkıldığında diz bükülü pozisyonda uzun süre oturulduğunda ağrı olur. Eğer günün birinde yukarıdaki pozisyonlarda ağrınız başlarsa neden olan hareketi yapmaktan vazgeçip dinlenin ve bir basit ağrı kesici alın ve buz yapın. Eğer 1-2 güne kadar geçmezse ve tekrarlıyorsa diz konusunda deneyimli bir ortopediste başvurun” dedi. Diz Ağrısı Tanısı Tanı için; hasta öyküsü ve muayene sonrası ön diz ağrılarının nedenlerini ve ciddiyetini tespit için çeşitli radyolojik incelemeler gerektiğini belirten Opr. Dr. Yılmaz Şahin, “Tedavi; ön diz ağrısının nedenine göre biçimlendirilir. Tendon, yaralanma, aşırı yüklenme-antrenman kökenli ön diz ağrılarında öncelikle dinlenme-buz-elastik bandaj-yukarıda tutma uygulanır. Arkasından egzersiz çalışmaları yapılır. Diz kapağı pozisyonunun bozukluğuna bağlı ön diz ağrılarında daha uzun ve zorlu bir süreç vardır. Öncelikli tedavi fizyoterapi ve egzersiz tedavisidir. 3 ay sonunda fizyoterapiye cevap vermeyen vakalarda cerrahi tedavi seçenekleri gündeme gelir&rdq... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Ayak ve Ayak Bileği Sorunları

Ayak ve Ayak Bileği Sorunları saglikicin.org olarak en sık karşılaşılan klinik vakıaların başında yer alan ayak ve ayak bileği rahatsızlıkları ” Foot and Ankle Problems ” üzerine sizler için bir makale hazırladık; Konumuza ayak bileğinin bedenimizdeki bölge tanımlanması ile başlayalım, Ayak bileği; sırasıyla kaval kemiği eklemi, baldır kemiği eklemi dizisini takip eden sıradan sonrasını oluşturan bölgeyi kapsayan alana verilen tanımdır, içte tibia ve dışta fibula, altta calcaneus, kemiklerinin oluşturduğu yuva içinde yer alan talus kemiği ile bunları bir arada tutan eklem kapsülü ve bağlardan oluşur. Ayak bileği bölgesinde oluşan hasarlar, incinmeler, bağ yaralanmaları, günlük yaşamda en sık karşılaşılan klinik vakıalardır. Günde ortalama 10.000 kişiden biri bu tip yaralanma ile karşılaşmaktadır. Ayak bileği burkulmaları ciddi ağrı ve hareket kısıtlılığı yaratırlar. Uzun vadede ise tekrar yaralanma riski ve bir takım kalıcı rahatsızlıklarla karşı karşıya kalınmaktadır. Ayak Bilek Ağrısı Nedenleri : ayak bilek bölgeleri x-ray görüntüsü Ayak bileği ağrısına neden olan faktörleri sıralamadan önce, ayakkabı alımında ortalama her insanın yapmış olduğu bir hatayı sizlere aktarmakla başlayalım. İnsan bedeninde yer alan ayakların, sağ ayak , sol ayak, sağ bilek, ve sol bilek ölçüleri birbirini tutmamaktadır. Bedenin güncel kullanımında yoğun kullanılan kısmın,  baskın olarak gelişmesi ile birlikte, bedensel organlarımızın farklı  koşullarda, farklı çevresel faktörlerde dolayısıyla da farklı gelişimi  sonucu ortaya çıkan bu durum, halk dilinde  ”  sen solak mısın – sağ’lak mısın ” şeklinde ifade edilmektedir. Bu gelişimin ürünü olarak ortaya çıkan ve ortalama her insan için geç... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

18 04 2016

Çocuklarda Alerjik Duyma Kayıbı

Çocuklarda Alerjik Duyma Kayıbı Çocuklarda alerjinin, duyma kaybına sebep olduğu biliniyor Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu, genelde annenin, çocuğun duymama konusunda gösterdiği belirtileri görmezden geldiğini, çocuğun bilerek yaptığını düşündüğünü bu yüzden de önemsemediğini belirterek, duyma kaybının erken dönemde fark edilerek tedavi edilmesinde annenin sorumluluğunun büyük olduğunun altını çizdi. Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu, çocuklarda orta kulağın ince bir kanal ile burun boşluğuna bağlandığını, gün içinde defalarca yutkunularak bu kanaldan orta kulağa hava girişi sağlandığını ve kulak boşluğunda sıvı birikmediği için seslerin rahatlıkla iletildiğini belirtti. Nuhoğlu, orta kulağa hava girişini sağlayan bu kanal tıkandığında, orta kulakta sıvı birikmeye başladığını, kulak boşluğunun hava yerine sıvı ile dolmasıyla seslerin iletilmesi engelleyerek duyma kaybının başladığını söyledi. Çocuklarda Duyma Kaybı Nedenleri Nuhoğlu, çocuklarda duyma kaybına neden olan en önemli etkenlerin başında alerjik nezle ve alerjiye bağlı burun tıkanıklığı geldiğini belirterek, “Alerjik nezlenin belirtisi burun tıkanıklığı, burnu tıkanan çocuk ağızdan nefes alması sonucu sık sık soğuk algınlığına yakalanır. Alerjiye bağlı tekrarlayan enfeksiyonlar bir süre sonra geniz etinde büyüme ile sonuçlanır ve burun tıkanıklığı daha da belirgin hale gelir. Aileler, burnu tıkalı olan çocuklarını, geceleri sebepsiz yere terlemelerinden, ağzı açık, horlayarak ve gece huzursuz uyumalarından anlayabilir. Geniz eti büyüdüğünde kulak ağrısı ve ateşle seyreden kulak iltihapları sıklaşmaya başlar, zaman zaman tıkanır ve ileri durumlarda duyma kaybı yaşanır” dedi. Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu, alerjik maddeye karşı alınacak önlemlerle... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

14 03 2016

Ankara Saldırısı

Ankara saldırganlarından biri kadın PKK militanı Ankara'da dün gece meydana gelen saldırıyı düzenleyenlerden birinin kadın PKK militanı olduğuna inandığını yazdı. Ajans, adını vermediği güvenlik yetkililerine dayandırdığı haberinde militanın 1992 Kars doğumlu olduğu ve PKK'ya 2013 yılında katıldığına dair kanıtlar elde edildiğini belirtti. Ancak bu konuda henüz resmi bir açıklama yapılmış değil. Geç Media player yardım   Media player dışında. 'Enter' tuşuna basarak geri dönün veya 'tab' tuşuna basarak devam edin. Büyük bir patlama sesi…Kente yüksek bir yerden bakan apartmandan balkona doğru aceleyle çıkan insanlar…Derin bir sessizlik… Birkaç saniye sonra göğe yükselen duman bulutu…Duman bulutunu izleyen siren sesleri… Ankara, beş ayda üçüncü kez bombalı saldırı dehşeti yaşadı. Kısa bir süre sonra da patlamanın yaşandığı yerin Güvenpark civarı olduğu anlaşıldı. Ankara'nın Taksim Meydanı gibidir Kızılay ve Güvenpark çevresi. Hemen arkasında Dikmen, Hoşdere, Ayrancı, Balgat gibi büyük semtlere ulaşmaya çalışan insanların kullandığı minibüslerin durakları vardır. Metro istasyonuna girip çıkan insanlar, otobüslerini bekleyenler, büyük bir alışveriş merkezi, dükkânlar, yolun karşısında sürekli kalabalık olan Yüksel Caddesi.. Başkent Ankara'da son beş ayın üçüncü saldırısı kentin kalbi Kızılay'da bomba yüklü araçla düzenlendi, en az 37 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerden ikisinin saldırganlar olduğu düşünülüyor. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu bu sabahki açıklamasında olay yerinde 30 kişinin hayatını kaybettiğini, hastanelerd... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

01 03 2016

Savaşma Seviş sloganı neden Türkiye’de tutmaz?

60’lı yıllarda Amerika’nın “Çiçek Çocukları” Vietnam Savaşı’nı “aşk” ile protesto etmişlerdi. Çiçek Çocuklar; Dünyada hala kullanılan ve direniş tarihinin en cesur ama en basit sloganı olan “Savaşma Seviş” yazılı pankartlarıyla, insanlığın şiddetten ziyade sevgiye ihtiyacı olduğunu, sevgiyi yaşamanınsa hiç de zor olmadığını anlatmaya çalışmışlardı. Foto: Steven Meisel, Savaşma Seviş (Make Love Not War) Sergisinden Freud’un teorilerini de göz önüne alırsak; Dünyada hala birçok akıma ilham veren bu hareketin bugünün Türkiye’sini fazla etkilemesini bekleyemiyoruz. Zira bugün kültürümüz sevişgen olmaktan ziyade şiddetsever. Çiçek Çocuklar “Hiç paraya ihtiyacın yokmuş gibi çalış, hiç acı çekmemiş gibi seviş ve seni hiç kimse seyretmiyormuş gibi dans et.” Satchel Paige 60’ların Amerika’sındaki komünist ve sağcı yapılanmalara karşı çıkan, özgürlüğün bireyin kendi içinde olduğunu savunan, ancak uygulamaları ile anarşist düşünce tarzından tamamen ayrılan “Hippilik” hareketinin en önem verdiği şeylerden biri, aşkın fiziksel tatbikatı olan “sevişmek” idi. “Çiçek Çocuklar”; Dünyada hala kullanılan ve direniş tarihinin en cesur ama en basit sloganı olan “Savaşma Seviş” yazılı pankartlarıyla, insanlığın şiddetten ziyade sevgiye ihtiyacı olduğunu, sevgiyi yaşamanınsa hiç de zor olmadığını anlatmaya çalışmışlardı. Kendilerine sınır koymayan, var olan tüm otoriteleri reddeden ve her şeyin paylaşılması gerektiğini savunan Hippiler’in amacı aslında Vietnam Savaşı’nın saçmalığını g... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

01 03 2016

Bir Caz Müziği Gibi Geçecekti Hüzün

Kendi başına kalan insana, hiçbir şey bilinebilir değildir. Kendini tek başına sanan insanlarda zihin, kendi aldatmacasını yaratır. Kendileriyle ilgili olmayan soruları, hiç sormamış olan ruhlar yalnızdırlar. Gerçeğin yakınına bile gelemeyenler, görmemekte ısrar edenler için bir bağlantı, bilinebilir bir gerçeklik vardır: Düşsel aşk ve yol! Kurgusal gerçeklik Anılarımızı kurgulayarak, yeniden yaratarak yeni bir gerçekliğe inanırız değil mi? Söylenmiş olanı veya şu an söyleneni gerçekten geçmiş olan o zaman mı duymuştuk? Herhangi bir konuda söylediklerimizi anımsayabiliyor muyuz? Başkasına söylenen cümlelerin, kendimize söylendiğini mi sanıyoruz yoksa? Oldu dediğimiz hangi olay/eylem gerçekten oldu? Hafızamızda tüm ayrıntıları ile canlı duran ‘An’ bir anımsama, bir karşılaştırma, üstüne bir şeyler yazılıp durmadan silinen bir karalama defteri ya da binbir türlü başka anıların, başka yaşanmışlıkların başka bir potada, aklımızın ateşinde eriyik hale getirilerek kurgulanması gerçeklik kazandıracak mıdır? Hayat ne sanıldığı kadar kötüydü, ne de sanıldığı kadar iyi. Hayatımızın dökümü ve toplamı olan, yıllarca süren ve temposu hiç değişmeyen bir akış hali. Bu birilerimiz için avuntu olabilir, ama kaçamayacağımız tek bir gerçeğin, yani düşlerinin peşinden koşanlar için yolda olmak ne anlama gelir? Bezginlik ve kayıtsızlık saatlerinden kaçış mıdır yoksa bu yarı uyku halinde kalma? Ne sanıldığı gibi iyi, ne sanıldığı gibi kötü olan yolda olma durumu; bir dizi şu ya da bu gibi şeyleri içerip, kapsayan yarı uyku hali midir yoksa? Felaketlerin insan üzerine çöktüğü, korku uçurumun ucunda dururken, kötü haber yetiştirilip, tuzak aniden kapandığında bile devam ... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

29 11 2015

Kadın Yemekler Tarifi İndeksi

    YEMEK TARİFLERİ Yöresel Yemek Tarifleri İndeksi Tuzlular Tarifi İndeksi Tavuk Yemekleri İndeksi Tartlar Tarifi İndeksi Şuruplar ve Şerbetler Tarifi İndeksi Special Tarifleri İndeksi Sebze Yemekeleri İndeksi Salatalar Tarifi İndeksi Sütlü Tatlılar İndeksi Pilavlar Tarifi İndeksi Mayalılar Tarifi İndeksi Kurabiye Tarifleri İndeksi Kek Tarifleri İndeksi Pastalar Tarifi İndeksi Et Yemekleri İndeksi  ... Devamı

Fotoğraf |  görsel 1

27 11 2015

ÇOCUKLARDA İLAÇ ALERJİSİ

İlaç alerjisi  Hastalıkların teşhisinde ve tedavisinde kullanılan antibiyotik, ağrı kesici, lokal anestezik maddeler (diş çekimi ve küçük cerrahi işlemlerde kullanılan), genel anestezi ilaçları, radyolojide kullanılan radyonkontrast maddeler gibi çeşitli ilaçlara karşı gelişen istenmeyen veya beklenmeyen aşırı duyarlılık reaksiyonlarına ilaç alerjisi denilmektedir. Kullanılan ilaçların %15-25’inde istenmeyen ilaç reaksiyonları gelişmektedir.  Ciddi olabilecek ilaç reaksiyonları ise %1-2 oranında görülmektedir. İlaç reaksiyonları ilaçların kesilmesine, yerine alternatif tedavilerin başlanmasına ve zaman alıcı tetkiklerin yapılmasına neden olabilmektedir. İlaca bağlı aşırı reaksiyonlar insanların yaşam kalitesini düşürmekte ve yakınlarının psikolojisini etkilemektedir. Bu nedenle ilaç alerjisi teşhisi konulması çok önemlidir. Çünkü gerçek ilaç alerjisi olmayan çocuklara gereksiz yere alternatif tedavi verilmesi ile karşı karşıya kalabiliriz. Ayrıca gerçek ilaç alerjisi olan bir çocuğa alerjik olduğu ilacın verilmesi ile çok ciddi ilaç reaksiyonlarıyla ve hatta ölümle sonuçlanabilecek alerjik şokla karşı karşıya kalabiliriz. İlaç alerjisi düşünülen çocuklara alerji riski düşük alternatif tedavi tercih edilmeli ve ilaç alerjisinin kesin teşhisinin konulması için çocuk alerji uzmanlarına yönlendirilmelidir.   İlaç alerjisi gelişimi İlaç reaksiyonları immünolojik ve immünolojik olmayan mekanizmalarla gelişebilmektedir. İmmünolojik olmayan mekanizmalarla gelişen ilaç reaksiyonlarında; ilaç doğrudan mast hücresi ve bazofiller dediğimiz hücrelere etki ed... Devamı

Etiketler:
kadınca yaşam,kadında seks,kadında birleşme eşleşme,güzellik,sevişme,dünya,hayat,rahim,hastalık,cinsel birleşme,erkek üreme organı,kadın üreme organı,mide,göz,göz sağlığı koşmak,diyet,aybaşı kanaması,regll,cerrahi bilgiler kadınsağlığı,seks,cinsellik,kadın,diyet,bitkisel tedaviler,çocuk sağlığı,erkek sağlığı,aşk,kadın itiraflaeı eğitim,sağlık,tarih,spor,dünya,sinema,eğlence,kültür,yaşam
KADIN ŞİİRLER,KADIN-HAMİLELİK,KADIN-CİLT BAKIMI,KADIN-BİTKİSEL TEDAVİLER,KADIN-CİNSELLİK,
KADIN-DİYET,KADIN-YEMEK TARİFLERİ,KADIN-İLKYARDIM,KADIN-ÇOCUK SAĞLIĞI,KADIN-EĞİTİM SETLERİ,
KADIN İTİRAFLARI,KADIN RESİMLERİ,KADIN-ERKEK SAĞLIĞI,KADIN-FİLMLER